Brüksel

by Yasemin Soysal

Brüksel gezilecek yerler nerelerdir? Brüksel’de ne yenir, içilir? Brüksel’in meşhur çikolataları ve waffle’ları, işeyen çocuk heykeli (Manneken pis) ve müzeler, borsa binası, Atomium, Grand Place Meydanı, Galeries Royales Saint Hubert, Aziz Micheal ve Aziz Gudula Katedrali şehrin önemli noktalarıdır.

BELÇİKA, BRÜKSEL

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Avrupa’da trenle seyahat etmek hem çok kolay hem de çok keyifli. Koltuklar geniş, temiz ve düzenli. Zaten trene binen insanlar temiz ve düzgün kişiler. Trende ne bir ter kokusu ne de yemek kokusu var. Yani Hindistan’da çıktığım tren yolculuğunu düşündüğümde arada inanılmaz farklar var. Hindistan’da tren yolculuğu yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Çocukla gönül rahatlığı ile tren yolculuğu yapabilirsiniz. Özellikle Brüksel’den Brugge’e geçerken yolda göreceğiniz manzaralar sizi büyüleyecektir.

Brüksel’de airbnb den bir ev tuttuk. Evlerin içleri diğer ülkelere göre daha büyük ve rahat. Tuttuğumuz ev merkezde olduğu için hiçbir zorluk yaşamadık. Hem gece hayatı hem de gündüz bir adımla şehrin merkezindeydik. Brüksel diğer yerlere göre gece hayatı daha erken bir saatte biten bir şehirdi. Tabi ki gençlerin ve barların olduğu bölgelerden bahsetmiyorum. Ayrıca şehri gezerken bazı bölgeler hariç hiçbir zorluk yaşamadık. Onlar da daha çok yokuş yukarı olan ve tüm şehri yukarıdan gördüğümüz yerlerdi. Puset ve yürüme anlamında bir tek oralarda zorlandık ama o bile o kadar fazla değildi.

Brüksel küçük bir şehir olduğu için birçok önemli ve tarihî yere yürüme mesafesinde ulaşabilirsiniz. Ayrıca merkez tren istasyonunun şehrin önemli tarihî yerlerine 15 dakikalık bir yürüme mesafesinde olması gezinize başlarken sizlere ekstra bir kolaylık sağlayacaktır. Bunun dışında kalan yerlere ulaşım sağlamak için metro, tramvay veya şehir otobüslerini kullanabilirsiniz. Zira şehir içi metro ve tramvay hattı oldukça gelişmiştir. Belçika’nın Brüksel şehrini ortalama 1-2 gün içerisinde gezebilirsiniz.

Trenlerin iç görüntüsü

Brüksel’de Gezilecek Yerler

Grand Place Meydanı…

 Brüksel’i gezmeye şehrin Grand Place adı verilen, en ünlü meydanı olan bu meydandan başlayabilirsiniz. Ayrıca şehrin görülmeye değer birçok meşhur yeri de bu meydan ve çevresinde bulunmaktadır.

Grand Place Meydanı’nda farklı tarzlarda oldukça görkemli tarihi eserler görmeniz mümkündür. Buradaki yapılar genellikle gotik ve barok mimariye sahiptir. Bu yapıları gördüğünüzde kendinizi büyülenmiş hissedebilirsiniz. Meydan bu çeşitli mimari özellikleri nedeniyle UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmıştır. Bu yapılar Brüksel Belediye Binası (Town Hall), Şehir müzesi , Maison du Roi adındaki Kral’ın evi, İşeyen çocuk heykeli ( Manneken Pis) meydanla göreceğiniz tarihi ve önemli yerlerdendir. Bununla birlikte Grand Place Meydanı’nda birçok kafe, restoran, alışveriş merkezi, çikolatacılar bulunmaktadır.

Brüksel ünlü işeyen çocuk heykeli…

Brüksel’in birçok yerinde resim ve tişörtlerini göreceğiniz Mannaken Pis yani işeyen çocuk heykeli adeta Brüksel’in simgesi hâline gelmiş meydanın birkaç adım ötesinde bulunmaktadır. Bu heykel ile ilgili birkaç farklı hikâye duyabilirsiniz. Kimilerine göre bu çocuk önce kaybolmuştur. Daha sonra çocuğu bulmuşlar. Ailesi de onu bulmanın mutluluğuyla bu heykeli yaptırmıştır. Kimilerine göre ise fantastik bir şekilde çocuğun Brüksel şehrini kurtardığı söylenmektedir. Her ne olursa olsun bu heykeli görmeye gittiğinizde birçok yerli ve yabancı turistin ilgisini çektiğini ve heykelin önünde resim çeken insanları görmeniz mümkündür. Heykelin boyu çok büyük olmayıp, her yıl özel günlerde kıyafet giydirilmektedir.

Brüksel’de ne yenir, ne içilir? Brüksel lezzetleri nelerdir?

Bir bira molası

Eğer kendinize bir mola vermek isterseniz Grand Place Meydanı’ndaki kafelerden birine oturabilirsiniz. Şehrin meşhur birasını ve patates kızartmasını tadabilirsiniz. Meydandaki Bira İmalatçıları Müzesi’ni gezebilirsiniz. Ayrıca burada bira tadımı da yapabilirsiniz.

Brüksel biraları

Çeşit çeşit soslarla patates kızartmasını deneyin.

Eğer sadece ayaküstü bir şeyler atıştırmak isterseniz yine meydanın hatta şehrin birçok yerinde külahta patates kızartmasını göreceksiniz. Bu patateslere dilediğiniz sosu ekletebilirsiniz. Ayrıca bu sizin için basit ama hızlı bir atıştırmalık olacaktır.

Bu nasıl güzel bir waffle kokusu!

Brüksel’in çocukları en çok etkileyen kısımları, çikolataları, waffelları, patatesleri diyebiliriz. Belçika’da sürekli burnunuza güzel kokular gelecektir. Zaten her yerde bir çikolata çeşmesi ile karşılaşabileceğiniz için çocuklar üzerinde oluşturduğunuz sağlıklı beslenme kuralları bu ülkede altüst olabilir. Bu da çok önemli değil. Seyahatlerde yeni tatlar ve yeni lezzetler her zaman denemeye açıktır. İşeyen çocuk heykeline doğru giderken burnunuza buram buram waffle kokuları gelecektir çünkü yolunuzun üstünde sağlı sollu çeşitli waffle dükkânları bulunmaktadır. Eğer waffle yemek isterseniz size tavsiyem önce bu güzel kokuyu içinize çekin ve ayaklarınızın sizi götürdüğü dükkâna girip dilediğiniz sos ve meyveleri koydurarak bu waffle’ın tadını çıkarmanızdır.

Bu çikolatalar bir harika!

Meydana tekrar dönüp sağa doğru ilerlediğinizde karşınıza Galeries Royales Saint Hubert adında minik ve kapalı ve dışı heykellerde süslü bir alışveriş yolu çıkacaktır. Eğer el yapımı lezzetli çikolatalar almak veya tatmak isterseniz burası sizi oldukça tatmin edecektir. Ayrıca burada ünlü markaların mağazalarını ve lüks kafeleri de bulabilirsiniz.

İşeyen çocuk heykelinden çikolatalar

Borsa Binası

Grand Place meydanının arka tarafına doğru yürüdüğünüzde şehrin Borsa Binası’nı (Bourse de Bruxelles) göreceksiniz. Bu bina şehrin ticari iş ve işlemleri için kullanılmaktadır.

Mont des Arts

Grand Place yakınlarında bulunan ve Expo 1910 için kurulmuş bir bahçe olan Mont des Arts meydan ve çevresinde görmeniz gereken diğer yerler arasındadır. Çevresinde Kraliyet Kütüphanesi’yle Kongre Sarayı bulunan bu meydanda güzel bir peyzaj işçiliğini de görmeniz mümkündür.

Grand Place meydanında yılın genellikle Ağustos ayında büyük bir çiçek festivali de düzenlenmektedir. Gitmeden araştırıp gezinizi bu festivale göre planlayabilirsiniz.

Atomium’u ziyaret edin.

Şehrin bir diğer önemli merkezi Expo 1958 için yapılan Atomium’dur. Atomium 9 adet küreden oluşan ve kristallerin oldukça büyütülmüş halidir. Buranın içerisinde aynı zamanda bir restoran bulunmaktadır. Şehre tepeden bakmak ve bir şeyler yemek isterseniz bu restorana oturabilirsiniz.

Cinquantenaire Parkı

Brüksel şehrinin ortasında dinlenmek, yeşile ve doğaya doymak hatta piknik yapıp bisiklet sürmek ister misiniz? O zaman Cinquantenaire Parkı tam da size göre bir mola yeri olabilir. 1880 yılında kurulan ve özgürlüğü temsil eden bu park çok sayıda insanın uğrak noktası olmaktadır. Parkın hemen güney kısmında meşhur Autoworld Araba Müzesi bulunmaktadır. 1886 yılından günümüze kadar arabaların tarihi gelişimini anlatan bu müzenin içerisinde J.F. Kennedy’e ve Kraliyet ailesine ait araçlar vardır. Özellikle araba sektörüne ilgi duyuyorsanız görmenizi tavsiye edeceğim yerler arasındadır.

Brüksel’de mutlaka çikolata müzesine uğrayın.

Eğer vaktiniz varsa Brüksel’de birkaç tane çikolata müzesi bulunmaktadır. Bu müzeleri ziyaret ettiğinizde sizler de çikolata yapılışını izleyebilir veya çikolata yapabilirsiniz. Ayrıca bu müzelerde kakaonun ve çikolatanın geçmişini anlatan harika görseller ve kakao ağaçları bulunmaktadır. Sizler de çikolatanın ilk ve son aşamalarını burada gözlemleyebilirsiniz.

Brüksel’de son olarak gotik bir tarzda yapılan Aziz Micheal ve Aziz Gudula Katedrali‘ni ziyaret edebilirsiniz. Katedraldeki meşhur ahşap minderi ve Aziz Gudula’ya ait eşyaları görebilirsiniz.

You may also like