HİNDİSTAN, New Delhi tren Yolculuğunda nereleri gezdik? New Delhi, Rishikesh, Varanasi, Agra, Jaipur tren Yolculuğu seyahatimizin detaylarını bu yazımızda bulabilirsiniz. Hindistan Tren Yolculuğu yapmanın püf noktaları nelerdir? Kaç kişi anne ve babasıyla Hindistan’a Tren yolculuğu yapar? Trenle Hindistan’ın hangi şehirlerini gezdik? Hindistan tren yolculuğunun zorlukları nelerdir? New Delhi, Rishikesh, Varanasi, Agra, Jaipur ve tekrar New Delhi’ye yaptığımız inanılmaz seyahat.

HİNDİSTAN, New Delhi, Rishikesh, Varanasi, Agra, Jaipur Tren Yolculuğu

  1. Hindistan’a giderken doğru çanta seçimi nasıl olmalıdır? 
  2. New Delhi
  3. New Delhi Otel Seçimi
  4. Rickshaw (rikşa)
  5. New Delhi Gezilecek Yerler; 
    • Red Fort-Kızıl Kale
    • Jama Masjid (Cuma Mescidi)
    • India Gate
    • Chandni Chowk Pazarı
    • Roj Ghat Jantar Mantar
    • Agrasen ki Baoli
    • Hümayun Türbesi
    • Akshardham
    • Kutub Minar
    • Lotus Tapınağı
    • Ulusal Demiryolu Müzesi
    • Gurudwara Bangla Sahib
    • Rashtrapati Bhavan
    • National Gallery of Modern Art
    • Lodi Gardens
    • Hauz Khas Village
    • Gandhi Smriti
    • Dargah Nizamüddin Museum
    • Chhatarpur Temple
    • Tomb of Safdarjang
  6. Ayurveda nedir? Ayurvedik sağlık nasıl tedavi eder?
  7. Hindistan’da Masaj
  8. New Delhi’de alışveriş
  9. Rishikesh
  10. Varanasi
  11. Jaipur
  12. Agra

HİNDİSTAN, New Delhi, Rishikesh, Varanasi, Agra, Jaipur Tren Yolculuğu

Ayrıca aşağıda bıraktığım linkten Hindistan’ın harika Hint yemekleri yazısını da bulabilirsiniz. Hindistan’a giderken nasıl bir çanta hazırlamanız gerektiğine ait yazımı da yine aşağıda bıraktığımdan linkten görebilirsiniz.

Genel hatlarıyla Hindistan tren yolculuğumuzu bu sayfada bulabilirsiniz. New Delhi, Rishikesh, Varanasi, Jaipur, Agra şehirleri ile ilgili detaylı yazının Linklerini de buradan ulaşabilirsiniz.

Hindistan’a yaptığımız bu yolculuğu kaleme almadan önce fotoğraflara baktım ve gerçekten acaba kaç kişi hiçbir tur olmadan trenle Hindistan’ı dolaşmaya anne babasını götürür ki diye sordum. Sonra yine o dayanılmaz soru aklıma geldi, ‘niye başıma iş açan seyahatlerin içerisinde buluyordum ki kendimi?’ Hindistan’da trenle yolculuk yapıp, Rishikesh’te Ganj nehrinin üzerinde yoga yaptık. Varanasi de ölü yakma törenlerine katılıp akşamları Ganga Aarti seremonilerini izledik. Yetmedi Varanasi’de kaçırdıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi seyahatimize devam ettik. Tac Mahal’de ailemle aşk tazeleyip, Jaipur’da Diwali festivaline katıldık. Jantar Mantar’da gökyüzü bilimini inceleyip, burçlarımıza bakıp geleceğimizi tahmin etmeye çalıştık. Sokak satıcılarından Hindistan’ın en sevilen lezzetlerini deneyip yeni tadlar denedik. Yeri geldi dolandırıldık yeri geldi bir Hintli gibi sokaklarda hint dövmesi yaptırdık. Kısaca elimizden geldiğince Hindistan’ı yaşamaya çalıştık. Hadi gelin sizle de Hindistan tren seyahatimizin detaylarını paylaşayım.

Hindistan Tren Yolculuğumuz

Hindistan tren yolculuğu yapmaya nasıl karar verdiğimizi anlatmadan önce size kısa seyahat geçmişimizden bahsedeyim. Biz hayatımızın büyük bir kısmını hiçbir yere seyahat etmeden geçirdik. Hatta yaşantımızın büyük bir kısmını aynı şehirde geçirdikten sonra bir gün Tayland’a gitmeye karar verdik. İşte o günden sonra hayatımız değişti ve her yıl bir yere gitmek için kendimize söz verdik.

Thailand seyahatini okumak için lütfen tıklayın.

Çocukken biri benim için adrenalin bağımlısı demişti ne demek istediklerini anlamamıştım ama durup her şey bittikten sonra geçmişte yaptığım seyahatleri yazıya dökerken şimdi ne demek istediklerini anlıyorum. Adrenalin bağımlısıysanız seçimleriniz, gittiğiniz yerler, seyahatler hepsini bir şekilde etkiliyor. Peki ya annem ve babamın ne suçu var?

Hindistan gibi zorlu bir parkurun olduğu seyahat rotasında bir turla gitmek size büyük bir konfor sağlar. Diğer taraftan da tur acentesiz gitmek de o ülkeyi gerçek anlamda tanımanızı sağlar. Biz ikinciyi tercih ettik. Bundan önce ailemle birlikte Uzak Doğu’ya gitmiş, fil safari yapmış, hız tekneleriyle Thailand adalarını gezmiştik. Üzerine Avrupa ülkelerine geçmiş ve iyice özgürce dolaşmanın tadını almıştık. Şimdi daha zorlu bir parkur için yola çıkmaya hazırdık.

Bir gün anneme dönüp ‘en çok nereyi görmek istersin diye sordum?’ o da bana ‘Hindistan’ diye cevap verdi. Ben de; neden olmasın sorusu yerine hayatta en sevdiğim soruyu sordum kendime ‘Hindistan’a nasıl gidebiliriz?’

Hindistan’a nasıl gidebiliriz?

Sonrasında hararetli bir konuşma aldı bizi. İşte yine tarifi mümkün olmayan o ateş içimize düşmüştü. Bir kere bir seyahat ateşi yanmaya başladığında durdurmanız mümkün olmuyor ve bu ateş her geçen gün gittikçe büyüyor. Heyecanımız sanki yarın gidecekmişiz gibi canlıydı. En sonunda kendimizi uçak biletlerine bakarken bulduk. Hindistan’a ne zaman gitmeliydik? Hindistan uçak biletleri hangi tarihlerde ucuzluyordu? Hindistan’a gitmişken hangi şehirleri görebilirdik? Hangi şehirler birbirine yakındı? Bunları araştırmak için internette hızlı hızlı dolaşıyordum.

Uçak biletleri önümüzdeki bir kaç ay için yüksek görünüyordu ve ayrıca muson yağmurları vardı. Hindistan seyahatini kesinlikle muson yağmurlarına denk getirmemeliydik bu bizim için hem tehlikeli hem de çok sıkıntılı olurdu. Ayrıca Hindistan’ın kavurucu sıcaklarında da orada olmamalıydık çünkü yoğun sıcaklar seyahatimizi yarım kesmemize, etraftaki pislik yüzünden sivrisineklerin artmasına sebep olabilirdi.

Hindistan’a ne zaman gitmeliydim?

Sivrisinekler yüzünden hasta olabilirdik. Sıcaklar yüzünden gıda zehirlenmesi yaşamamız an meselesi olabilirdi. Suların içerisinde yumurtlayan hayvanlar yüzünden de bağırsak sorunları yaşayabilirdik. Ayrıca kokular, sıcakla birlikte insanların terlemesi ve çöp kokuların iki üç katına çıktığını düşünmek hiç iç acıcı değildi. Bu yüzden en güzel dönem eylül ekim arası diye düşündüm.

Evet kesinlikle bu seyahati doğum günümde yapmalıydım çünkü Nepal yolculuğum sırasında kendime bir söz vermiştim. Kendime her yıl bir hayal hediye edecektim. Gitmek istediğim bir ülke için ya bilet alacak ya da orada bulunacaktım. İşte şimdi yeni bir doğum günü ve yeni bir macera. ‘Bundan daha güzel bir hediye düşünemiyorum’ diye aklımdan geçirdim.

Hindistan’a gidiyorduk. Bir yıl sonrası için biletleri almaya karar verdik. Bu fikrimizi hemen babamla paylaştık. Verdiği ilk tepki ‘hayır, imkansız, kesinlikle ben Hindistan’a gelemem. Siz deli misiniz? İki kadın, hırsızlık çok, sizi kaçırabilirler, her yerde yılanlar olabilir.’ Oldu. Babam kesinlikle gelmiyordu. Verdiği tepkiden anladık ki gelmeyi bir kenara koyun hayal bile edemiyordu. Bir hafta boyunca düşük bir enerji ile dolaşıp her gece mutfak masasının etrafında annemle buluşuyor ve fısır fısır konuşuyorduk.

Hindistan’a annemle ikimiz gidecektik.

Sonunda bir karar verdik. Annemle ikimiz Hindistan’a gidecektik. Babama fikrimizi söyledik. Babam bunu yapacağımıza inanmadı bile. Akşam oturduk ve bir yıl sonrası benim doğum günü tarihimden bir gün önce 22 Ekim için uçak bileti aldık. Bir çay koydu annem ve birbirimize bakıyorduk. Yüzümüzde muzırca bir gülümseme vardı. İnce belli bardaktan tutup bir yudum çay içiyor sonrada sinsi sinsi gülüyorduk. Biletler elimizdeydi.

Aylar geçti ve babamın fikri kesinlikle değişmedi. Elimizde biletler olduğu hâlde bizi gerçekten gidecekmişiz gibi hiç düşünmedi. 6 ay sonra yavaş yavaş valiz bakıyorduk. Sonra bir kaç ay daha geçti ve artık heyecanımız gittikçe artmaya başladı. İşte Ağustos ayına gelmiştik. İki ay sonrası için Hindistan’a uçak biletimiz vardı. Güzergâhları belirliyorduk. New Delhi ile başlayacaktık seyahatimize. Sorasında bir küçük yuvarlak atacaktık. Kuzey Hindistan’ı dolaşmaya karar verdik. New Delhi’nin yakınlarında olan ve gezmek için zorlanmayacağımız ve trenle geçiş yapacağımız yollar belirliyorduk.

Babam da bizimle gelmeye karar verdi.

Hava sıcaktı mutfakta bilgisayarı  açmış New Delhi’den sonra gideceğimiz olası yerleri konuşuyorduk. Sessizce babam içeri girdi ayakta kapı girişinde dikeliyordu. Bir an birinin bizi seyrettiğini hissettik ve annemle aynı anda kafalarımızı kaldırıp babamın suratına baktık. Sanki bir bardak su ya da bir tabak tatlı isteyecek gibiydi. Sakin bir tavırla ‘ iki kadın Hindistan’a gidemez. Bana da uçak bileti alın, ben de sizinle geliyorum, sizi yalnız bırakamam’ dedi. Annemle bir birimize baktık, şok olmuştuk. Babam sözünü söyledi ve salona sessizce televizyonunu izlemeye geri döndü.

Hindistan uçak biletini üç katı fazlasıyla babama da almıştık. Babam aslında hiç gelmek istemiyordu ama bizi de yalnız bırakmak istemiyordu. Madem babamda geliyordu yolculuğu ona göre planlayabilirdik.

Kararını değiştiren ne olmuştu? Bir arkadaşı ona Hindistan’da insanları kaçırdıklarını söylemişti, Tanrım bizi kim kaçırabilirdi?

Evet, bunu ilerleyen kısımlarda göreceksiniz ama babam haklı çıktı. Annemle beni Hindistan- Varanassi şehrinde kaçırmışlardı. Tanrım kaç kişi annesi ile birlikte kaçırılıp sonra adamı dövüp kurtulabilir ki? Bu kısmı size nasıl anlatacağımı bile bilmiyorum.

Hindistan’a Gitmemize Son Bir Ay

Hangi şehirlere gideceğimize karar vermiştik. Hindistan’dan bir yogi ile buluşacaktık. New Delhi’den kuzeye otobüsle Rishikesh’e geçecek ve orada bir aşramda kalacaktık. Aşram nedir diye soruyor olabilirsiniz? Aşram; antik Hindistan’da orman içinde ya da dağda, bilgelerin dünyanın telaşından uzak, huzur içinde yaşadıkları yerlere verilen Sanskritçe bir addır. Orada buluştuğumuz yogi ile bazı çalışmalar yapacak ve sonrasında trenle Hindistan’ın aşağılarına inecektik.

işte tam olarak yapacağım rota resimde ki gibiydi.

newdelhi, rishikesh, varanasi, agra, jaipur şehirlerilerinin tren ve otobüs hatları,haritada ki yerleri.

New Delhi’den Rishikesh’e otobüsle geçecektik çünkü saatleri ve süre bakımından bize daha uygun olduğuna karar verdik ve sonrasında yolumuza trenlerle devam edecektik. Ayrıca hesaplamalarımız doğru tutarsa Jaipur’a vardığımızda Diwali festivaline denk gelecektik. Zaten Hindistan’a gittiğimde muhakkak ki festivallerden birine denk gelmek istiyordum. Siz de Eğer Hindistan’a bir yolculuk düzenliyorsanız muhakkak bir festivale denk getirmeye çalışın çünkü Hintliler gerçekten bu işi iyi yapıyor ve hakkını verircesine kutlamalarını yapıyorlardı.

Hindistan’a Gitme Günü Gelmişti…

Valizimi düşünerek hazırladık çünkü yolculuk boyunca bizi oradan oraya taşıyacak bir tur rehberimiz ya da otobüsümüz olamayacaktı. Bu yüzden valizler bizim yanımızda olacaktı. Hem taşıyabileceğimiz hem de rahatlıkla hareket edebileceğimiz çantalar olmalıydı. Ayrıca Hindistan’a gidiyorduk. Bu yüzden dikkat çekmeyecek, içeresinde çok para ya da pahalı şeyler varmış gibi düşünülmesine sebep olmayacak bir çanta olmalıydı. Hindistan’a giderken çantanızda neler olmalı ve nasıl bir çanta seçmelisiniz gibi sorularınıza cevap olabilecek bir yazı düzenledim. Bu yazımı da okuyabilirsiniz. Böylelikle doğru çanta seçiminde nelere dikkat edeceğinizi, neler koyarsanız sizin için anlamlı olabilir bunları bu yazımda okuyabilirsiniz.

Bu yazımı muhakkak okuyun; 👉🏻 Hindistan’a giderken doğru çanta seçimi nasıl olmalıdır? 

Çarşıda bütün gün dolaştıktan sonra kendimize en uygun çantaları belirlemiştik. Öncesinde çantamıza koyacaklarımızı itina ile seçmiştik çünkü hem hafif hem de işlevi olan bir çanta olsun istiyorduk. Hindistan’a sıcak ama bunaltmayan akşamları hafif serin olabilecek bir dönemde gidecektik. Bu yüzden hem ince hem de biraz kalın kıyafetlere ihtiyacımız vardı fakat yerimiz kısıtlı ve küçük olduğu için doğru seçimler yapmamız gerekiyordu. Bir sürü kıyafet koyamazdık ama bir taraftan çok temiz olmayan bir ülkeye gittiğimiz düşünülürse iki üç parça kıyafetle günler geçirmemiz olanaksızdı. Biz de çantamız için en doğru seçimi yıkandıktan sonra en hızlı kuruyan kıyafetler üzerinden yaptık. Hindistan’a giderken çantamıza neler aldık. Bir Hindistan seyahatinde çantanızda olmazsa olmazların ne olmalıdır? Bunu sizin için ayrı bir yazı olarak yazdım.

“Dilerseniz linke tıklayarak Hindistan için nasıl bir çanta seçmelisiniz ve çantanızın içerisine neler olmalı?” yazımı okuyabilirsiniz.

Ailemle Hindistan yolculuğu

Çantamızı günler öncesinde hazırladık çünkü son anda çıkan bir eksiklikle ilgilenmek yerine seyahatin tadını çıkartmak istiyorduk. Genellikle aklınıza ilk gelmesi gereken şeyler çantayı hazırlarken son anda geldiği için çanta hazırlığını önceden bitirmek ve eksiklerimizi görerek keyifle alışveriş yapmak istiyorduk.

Hindistan’a gideceğimiz günden bir gece önce hepimiz çok heyecanlıydık. Ertesi gün o kadar enerjimiz yüksek bir şekilde havalimanına gitmiştik ki hissettiklerimiz fotoğrafa yansıyordu. Babamda artık zihnen Hindistan yolcusuydu, artık bu yolculuğun heyecanı onu da sarmıştı.

hindistan-yolculuk-seyahat-ailem

Hindistan yolculuğu başlangıcı, havalimanındayız.

Havalimanın dış hatlarında dolaşmak, uçağa binmeden en sevdiğim parfümleri sıkmak ve yorulasıya kadar gezinmek havalimanındaki en sevdiğim aktiviteydi. Sabah erkenden uyanmışsınızdır ve göz kapaklarınızda tatlı bir yorgunluk vardır. Üzerinizde mis gibi kokuların verdiği rahatlamayla kendinizi yolculuk için uçağın koltuğuna bırakırsınız.

New Delhi

Böylesine lüks bir yolculuktan sonra Hindistan’ın tozlu ve kaotik sokaklarına inmek bir tokat etkisi yaratmıştı bizde. İlk durağımız olan New Delhi’ye gelmiştik. Havası iyiydi ama otelimizin olduğu merkeze doğru ilerledikçe gördüklerimiz ve manzara değişiyordu.

Hindistan sokakları

Bir anda büyük şehrin kaosuna sanki köyde yaşıyormuş gibi el arabaları ve hayvanlar eklenince nereye bakacağımızı şaşırdık. Sokaklar baharat ve sidik karşımı bir kokuya sahipti. Tabii tüm New Delhi böyle kokmuyordu. Bölge bölge, sokak sokak, mahalle mahalle şehrin havası sürekli değişiyordu.

Hindistan seyahati ve sokaklar

Bir anda modern kıyafetli insanların yürüdüğü sokaklardan yarı çıplak, sokak duvarlarına işeyen insanlara geçiş yapmanız ani oldu.

New Delhi insansız bile kaotik görünüyordu.

Etraftaki kablo trafiği o kadar çoktu ki anlamadığım bir şekilde kargaşa yaratıyordu. Bakımsız ve eski olan kablolar orta yerde güvenlik önlemlerinden uzak öylece duruyordu. Bir elektrik telinin kopup insanın üstüne düşmesi an meselesi gibi duruyordu. New Delhi’deki bu sokak aralarındaki kablolar şehrin kaotik ve kalabalık havasına daha çok kargaşa katıyordu.

New Delhi'deki sokak kabloları

New Delhi havalimanında indikten sonra yoğun bir ses, gürültü ve hava kirliliği bizi biraz ürkütmüştü. Bu kafa karıştırıcı sahnelerden sonra otelimizin güzel olması için dua ettik. Bir anlığına neden bir tur şirketi ile anlaşıp gelmedik ki diye düşündük. Tek başına olmak bizi çok güvensiz hissettirmişti. Bu kafa karıştırıcı sahnelerden sonra otelimizin güzel olması için dua ettik. Oteli internetten bulup rezervasyon yaptırmıştım ama sonuçta gittiğimizde büyük bir sürpriz bizi bekliyor olabilirdi. Küçük çocuklar gibi New Delhi’deki otelimizin yolunu tuttuk.

New Delhide sokak arasında bir köpek

Sokaklar öyle gürültülü ve karmaşık ki bu köpeğin anne karnında gibi o sepetin içerisine sığıp uyuması hiç şaşırtıcı değil.

New Delhi’de otel seçimini nasıl yaptık?

New Delhi kaldığımız otelin yatağının nasıl olduğunu gösterir

New Delhi’de kaldığımız otelin yatakları kaliteli. Yastık ve yatak seçimini otele girmeden yapabiliyorsunuz. Bu insana güzel bir konfor sağlıyor. Ayrıca sıradan ranzalı yataklar gibi değil. Alt ranzada iki kişi çok rahatlıkla yatabiliyor. Annem ve babamın keyfinden New Delhi’deki otelden ne kadar memnun kaldıklarını anlayabilirsiniz.

New Delhi’deki ilk konaklamamız için yataklarının konforlu, dizaynı basit, seçilen renklerin sakinlik yaratacağı bir otel seçtim. Gerçekten çok doğru bir karar vermişim. Hindistan’daki tüm yolculuğunuz için konforlu seçimler yapmanız gerektiğini söyleyemem ama ilk birkaç gün sizi iyi hissettirecek bir otel seçmenizi kesinlikle tavsiye ederim. En azından Hindistan’ın kaosunu ve şaşkınlığını atacağınız ilk birkaç gün için kendinizi güvende ve konforlu hissedebileceğiniz bir yer önemli  diye düşünüyorum. Hele ki Hindistan’a ilk yolculuğunuzsa ve bu yolculuğu siz düzenliyorsanız basit, bulması kolay, temiz ve iyi konumlu bir yer tercih etmenizi öneririm. Bir anlığına da olsa evinizin konforunu yaşamak isteyebilirsiniz ama sonraki günler için artık daha yerel seçimler yapmaya çalışabilirsiniz.

New Delhi kaldığımız otelin yatağının nasıl olduğunu gösterir

New Delhi’de konakladığımız otelin üst ranzası. Oda sade ve temiz. Otelde sadece sarı ve beyaz renkler tercih edilmiş.

Otele geldiğimizde babam derin bir nefes aldı. Sanki şoka girmiş gibiydi. Hepimizin yüzünde ‘neydi bu, biz nereye geldik, günlerce Hindistan’da ne yapacağız?’ gibi sorulara cevap arayan bir ifade vardı. Kocaman yatakların olduğu ranzalı bir oda seçmiştik.

New Delhi kaldığımız otelin yatağının nasıl olduğunu gösterir

Otelde şehrin gürültüsünden uzak sessiz bir odada dinleniyoruz. Ranzalar tatmin edici düzeyde büyük. Yataklar çok temiz ve konforlu

Hindistan’a İner İnmez Valizler Kayıp!

elimizde kalan uyku tukumu

Aslında bu kaotik duyguyu hissetmemizin en önemli sebebi havalimanına indiğimizde valizlerin orada olmamasıydı. Zaten az eşya ve minimum gereksinimle hazırladığımız o çantaların  başka bir ülkeye gittiğini ve artık yanımızda olmadığını öğrenmiştik. Hindistan’a ilk yolculuğumuzdu ve daha ilk günden valizlerimizi kaybetmiştik. Odaya geldiğimizde halimize gülsek mi ağlasak mı bilemediğimiz bir ruh hâli içerisindeydik. Bir gün sonra valizlerimizin otele teslim edileceğini söylediler ama gerçekten edilip edilmeyeceği konusunda kimsenin net bir cevabı yoktu. Havalimanından otele geldiğimizde elimizde sadece bir adet uyku tulumu vardı. Odaya gitmiş elimizde ki uyku tulumuna bakıp bakıp gülüyorduk.

Bir iki saat sonra otelden çıkıp otelin etrafında dolaşmış, yiyecek bir şeyler bulmaya çalışmıştık. Akşam olduğunda New Delhi’deki otelimize geri döndük ve yatmak üzereydik ve temiz tek bir kıyafetimiz bile yoktu. İç çamaşırlarımızla yorganın altına girerek o geceyi geçirdik.

Hindistan 23 Ekim, Doğum günüm!

Ertesi gün iç çamaşırlarımla yorganın altında yüzümde saçma bir gülümsemeyle ‘Bugün benim doğum günüm’ diye uyandım. Ne olursa olsun bir insanın doğum gününde yaşayabileceği en değişik en güzel maceranın içerisindeydim. Sevdiklerimle birlikte bir anı biriktiriyordum.

Hindistan’da Doğum Günümde Gelen En Güzel Hediye!

Heyecanla kalkıp üzerimizi giyindik ve  kapıyı açtık. Otel görevlisi kaybolan valizlerimizle orada duruyordu. O kadar mutlu olmuştuk ki hepimiz gidip adama sarıldık. Adam tam olarak ne yaşadığını anlamasa bile bize gülümseyerek ‘Namaste’ diyordu. Namaste Hindistan’da en çok duyacağınız kelime bu yüzden bunu şimdiden ezberleyin. Namaste; ‘Ruhum ruhunu görüyor ve selamlıyor’ demektir.

Kaybolan bavullarımız otele geldiğindeki görüntü

Valizler tek parça ve eksiksiz bir şekilde oradaydı. Ayrıca valizlerin bulunmasına yardımcı olan Hintli arkadaşımız benim için bir pasta alıp gelmişti. Hindistan’da doğum günü kutladığıma inanamıyordum. Valizlerin bulunması kocaman bir hediye gibi gelmiş ayrıca otele kadar bu güzel pastayı getirmişlerdi. Bu Hindistan’a olan motivasyonumuzu artırmış ve Hindistan’ı görmek için artık sabırsızlanıyorduk.

New Delhide doğum günü kutluyorum

New Delhi’deki doğum günü pastam. Plastik bıçak pastanın içerisinden çıkıyor.

Hızlıca giyinip New Delhi’yi keşfetmek için otelden ayrıldık. Yaptığım araştırmalara göre bir tuk tuk kiralayacak ve New Delhi’den görmeden dönmemiz gereken yerleri bitirecektik. Bu listeyi sizin için de hazırladım.

Öncelikle hızlı bir New Delhi turu yapmak istediğimiz için motorlu küçük araçlar Rikşa ‘tuk tuk’a binecektik. Sonrasında da sokakları ve yaşantıyı anlamak için bisikletli olanları ile dolaşacaktık.

Rickshaw (Rikşa)

Rickshaw (rikşa), Hindistan'da bir araç

Rickshaw (rikşa): Hindistan’a gelip de rikşalardan bahsetmeden olmaz. Aslında bu kaosun içerisinde kendinizi güvende hissettiğiniz bir ulaşım aracı. Çok rahatsız ve güvensiz ama şehrin yoğun kaosunun içerisinde sanki koşar adım bir aracın içinde olmak sizi daha kontrollü hissettiriyor. Diğer taraftan ise keşke binmeseydim, adamcağız bizi çekmek için ne kadar zahmete girdi dedirten bisikletli olanları var ve bir vicdan muhakemesi yapmanıza sebep oluyor. Anlayacağınız rikşa deyip geçmemek gerekiyor. Duygularınızı alt üst eden bir araç.

hindistan'da trafikte rikşaların fotoğrafı

New Delhi sokaklarında her zaman bir sıkışıklık ve kaos görmeniz mümkün. Bu noktada Rikşalar hayatınızı kolaylaştırıyor. Rikşalar küçük olduğu için aralardan kaçma şansı oluyor.

Bisikletli olanlarına binmeseniz bu sefer oradan para kazanmaya çalışan insanlara aslında iyilik mi yoksa kötülük mü yapıp yapmadığınızı sorguluyorsunuz. Velhasıl sonunda biniyoruz. Rikşada eğleniyor muyuz? Kesinlikle evet. Şehrin trafiğinin içerisinde sanki üç boyutlu bir film izliyor gibisiniz. Herşey yanınızda olup bitiyor. O kadar kargaşaya rağmen bir taraftan insanlar sakin. Rikşa şoförü yorulmasına rağmen bir o kadar güler yüzlü. Dedim ya Hindistan’a gelip de rikşaya binmeden olmaz. Bindiğinizde tüm bu duyguları birlikte hissedeceğiniz heyecanlı bir atmosfer sizi bekliyor olacak.

Rickshaw (rikşa) üzerindeki çocuklar

Çocukları okula götüren bisikletli olan Rikşa.

Rikşa(Rickshaw) turlarımızın videolarını da koyup paylaşmak istiyorum.

Hindistanda ki arabanın resmi

Hindistan’da Rikşalara ve diğer araçlara takılan ayakkabının uğur getirdiği düşünülüyor. Sıklıkla bir arabanın altından sarkan bir ayakkabı ile karşılaşabilirsiniz.

New Delhi şehir turuna geçmeden önce bilmeniz gereken çok önemli bir detay var. Maalesef internet sitelerinde ‘New Delhi’de gezilecek yerler’ araştırması yaparken kimse bana bu detaydan bahsetmemişti. Bu yüzden sizi bir konuda uyarmak ve sonrasında şehirle ilgili detaylı ayrıntıları vermek istiyorum.

New Delhi’de size ilk sorulacak soruya, sakın ‘EVET’ cevabını vermeyin.

Ertesi sabah bir tuk tuk kiralayıp dolaşmaya başladık. Otelden çıkarken pazarlık yapmamız gerektiğini söylemişlerdi. Thailand’dan alışık olduğumuz pazarlık için mesafelerin ne kadar ücret tutabileceğini önceden öğrendik çünkü gideceği yeri üç katı fazlasıyla size söylediğinde sizin yaptığınız pazarlığın bir anlamı kalmıyordu. Bu yüzden New Delhi’de gideceğimiz mesafeler ve araca verilecek ücretler hakkında önceden bilgi sahibi olmanız önemli. Eğer konakladığınız otele güveniyorsanız resepsiyona da fiyat bilgisi sorabilirsiniz. Hemen ardından sokaktaki bir dükkana girin ve tekrar bilginin doğru olup olmadığını teyit edin. Böylelikle en azından kimin doğru söylediğini anlarsınız. Biz de otelimize güvendiğimiz için resepsiyonla konuştuk, böylece tuk tuk şoförü fiyatı bildiğimizi anladığında pazarlığını ona göre yapacaktır.

Bir çok ülkeye gittiğimiz için kendimizi deneyimli sanıyorduk ama Hindistan’a yolculuk etmeden bir gezginin deneyimli olmayacağını Hindistan seyahati sonunda öğrenmiştik.

Hindistan’a ilk gidişinizse bunu sakın yerli halka söylemeyin!

Hindistan’a geldiğimizde herkesin ilk sorduğu soru Hindistan’a ilk gelişiniz mi oluyordu? Sonraki soru, kaç gün önce geldiniz? Ne kadar cana yakın insanlar ne kadar ilgililer diye düşünüyorduk. Biz de heyecanla evet ilk gelişimiz ve daha dün geldik diyorduk. Şuan düşünüyorum da bu nasıl büyük bir hataymış. Sakın Hindistan’da size ilk gelişiniz mi diye sorduklarında ‘evet’ cevabını vermeyin.

Aslında evet demek, onlara ‘Hindistan’ın dalavereleri ile daha tanışmadım ve hiçbir şey bilmiyorum’ demenin başka bir yolu. İşte karşı tarafta bunu anladığında zorluk derecesine göre sizi başlıyor kandırmaya. Hatta başka bir ülkede bile ilk gelişiniz mi, Kaç gün oldu geldiniz? sorularına cevap; ‘hayır ilk gelişim değil, sık sık geliyorum’ demekte fayda vardır. O zaman sizin kolay lokma olmadığınızı düşünecekler ve ona göre hareket edeceklerdir.

Bu dalavereyi sakın unutmayın!

Tabii hiçbir seyahat sitesinde bu bilgi yazmadığı için biz de gülümseyerek  ‘evet, yeni geldik ‘ demek gafletinde bulunduk. Tuk tukçu mesafe konusunda ücret bilgisine sahip olduğumuzu anlayınca,  ‘tamam o zaman ben size bu fiyatla her yeri gezdiririm sakın başka bir tuk tuk aramayın’ dedi. Biz de bu fikre bayılmıştık. Güyası fiyatları bilerek kendimizi kazıklamama garantisine almıştık. Tuk tukcu gerçekten bizi hiç kazıklamadan istediğimiz her yere götürdü, her yeri anlattı.

Rikşa şoförüne ne kadar güvenebilirsiniz?

Sonrasında bütün gün onunla keyifli bir yolculuk geçirdikten sonra otele dönüş yolunda, yolumuzun üzerin bizi çok uygun fiyatlı bir alışveriş mekanına götürebileceğini söyledi. Hatta o kadar uygun fiyatlı bir yer ki tekrar buraya gelmek için boşu boşuna yol parası vermenize gerek yok dedi. Söyledikleri çok mantıklı geldi ve bizde seve seve kabul ettik. Çok ucuz sandığımız ve bir daha tekrar bulamayacağımızı düşündüğümüz dükkandan alışveriş yapıp Otel’e geri döndük çünkü tuk tukçuya güvenmiştik. Bizi kazıklamadan uygun fiyatla şehri dolaştırınca her dediği doğru gibi gelmişti.

Otel yolu biraz karışık gelmişti ama zaten burada her yer birbirine benziyor diye çok üzerinde durmadık. Ertesi gün otelden çıkıp arka sokağa geçtiğimizde dün alışveriş yaptığımız dükkanın, otelin hemen arka sokağında olduğunu fark edince şaşkınlığımızı gizleyemedik. Ayrıca indirimli hâliyle bile ürünleri pahalıya aldığımızı anladığımızda anlamsızca bir birimize baktık. Bunu niye mi anlattım, bu dolandırıcılık değildi, bu başımıza gelen en masum şeydi. Her gün gözümüzü daha çok açık tutuyor ama yine de bir yerden darbe yiyorduk. Hatta Varanasi şehrinde annemle beni kaçırdıklarında çok geç kalmadan buna engel olabilmiştik. Yaşadıklarımızı size bir iki cümle ile anlatmam mümkün değil. İnsan ömründe kaç kere kaçırılabilir ki! Bu yüzden aklımızdakileri yazıya dökerek rahatlayıp, özgür bıraktığım bu anılarımı ayrı bir yazı olarak yazacağım. ‘Varanasi şehrinde bizi kaçırdılar’ O gün için söyleyeceğim tek şey, sadece çok şanslıydık. Bunu ayrı bir yazı olarak sizinle paylaşacağım.

Hindistan’da hızlıca gezilecek yerleri görüp gezdikten sonra planımızda olan Rishikesh şehri için yola çıkmaya hazırdık. Rishikesh şehrine otobüsle gidecektik.

New Delhi Gezilecek Yerler

New Delhi’ye gelip de görmeden dönmemeniz gereken yerler nelerdir?

Hindistan’ın başkenti olan Yeni Delhi dünyanın hem en kalabalık aynı zamanda en hızlı gelişen şehirlerinden biridir. Yeni Delhi; eski Delhi ve Yeni Delhi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yeni Delhi’de bürokratlar yaşadığı ve bir zamanlar İngiliz hâkimiyetinde olduğu için daha modern bir yapıdadır. Eski Delhi ise bir zamanlar Müslümanların hüküm sürdüğü ve onların yaşadıkları yer olarak adlandırılmaktadır.

Eğer gezinize eski Delhi’den başlayacak olursanız burada Kızıl Kale (Red Ford), Jama Masjid (Cuma Mescidi), India Gate, Chandni Chowk Pazarı, Roj Ghat’ı  bulup ziyaret edebilirsiniz. Sonrasında Jantar Mantar, Agrasen ki Baoli, Hümayun Türbesi, Akshardham, Kutub Minar, Lotus Tapınağı, Ulusal Demiryolu Müzesi, Gurudwara Bangla Sahib, Rashtrapati Bhavan, National Gallery of Modern Art, National Gallery of Modern Art, Lodi Gardens, Hauz Khas Village, Gandhi Smriti, Dargah Nizamüddin Museum, Chhatarpur Temple, Tomb of Safdarjang  New Delhi yakınlarında ziyaret edebileceğiniz başka yerlerdir.

Yeni Delhi’ye geldiğinizde ilk dikkatinizi çekecek şey muhtemeldir ki aşırı trafik ve şehrin oldukça pis olmasıdır. Trafik o kadar yoğundur ki yayalar bile arabaların arasından zor geçmektedir.

Hindistan, New Delhi sokaklarının resmi

New Delhi sokaklarında dolaşıyoruz. Her zaman bir kaos var. Bu en sakin noktalardan biri

Bunca trafiğin arasında daha az vakit kaybederek gezmek isterseniz yukarıda da size tavsiye ettiğim gibi Rikşalara binmenizi öneririm. Gideceğiniz mesafeye göre bisikletli ya da motorlu ulaşımı tercih edebilirsiniz. Ayrıca şehirdeki hava kirliliğinin bir süre başınızı ağrıtabileceğini de unutmayın çünkü Delhi en fazla hava kirliliğine sahip olan şehirlerden biridir. Uzak Doğu’da çoğu kişinin trafikte maske taktığına şahit olursunuz ama Hindistan’da koronodan önce yaygın bir davranış değildi. Biz böyle şeyler hiç kullanmadık ama sizin ihtiyacınız varsa ve  hassas ciğerlere sahipseniz valize bir maske atmakta fayda var.

hindistan'daki tuvalet

Bir türlü anlam veremediğimiz hindistan tarzı tuvalet

   

Red Fort-Kızıl Kale

Red Fort-Kızıl Kale-New Delhi-Hindistan

Red Fort-Kızıl Kale-New Delhi-Hindistan

Kızıl Kale 2007 yılından itibaren UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer almıştır. 18 metre yüksekliğindeki duvarlarıyla New Delhi’nin en önemli ve en turistik tarihi mekanlarından biridir Kızıl Kale. Taj Mahal’i de yaptıran Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından 1638–1648 yılları arasında yaptırılmış. Kalenin yapımında kullanılan tuğlaların hepsi kırmızı olduğu için kızıl kale diyorlar.

Red Fort-Kızıl Kale-New Delhi-Hindistan

Red Fort-Kızıl Kale-New Delhi-Hindistan, babam

Eski Delhi’de gezimize Kızıl Kale’den başlıyoruz. Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından 1648’de yaptırılan bu kale Babür İmparatorluğu’nun ikamet ettiği yer olarak meydana gelmiştir. Red Ford olarak da bilinen bu duvarların yüksekliği 18 metredir.

Red Fort-Kızıl Kale-New Delhi-Hindistan, babam

Kalenin duvarları kırmızı kumtaşı ile yapılıp yine bu renkte görüldüğü için kızıl kale adını almıştır. Gerek köşkleri gerek bahçe tasarımıyla oldukça dikkat çeken Kızıl Kale’yi bir dönem İngilizler işgal etmiş ve mermer yapıların çoğu yok edilmiştir. Sarayda İslami ögeler ve Pers ögeleri birleştirilerek farklı bir tarz ortaya koyulmuştur.

Kızıl kale

Red Fort-Kızıl Kale-New Delhi-Hindistan

Halk arasında Hal Qila olarak bilinen bu kaleye her yıl 15 Ağustos’ta başbakanların konuşma yaptığını görebilirsiniz. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası olarak bulunan bu kale Yeni Delhi’ye geldiğinizde ilk uğrak noktanı olabilir.

 

℘Jame Mescid

Çavri yolu başlangıcı

Çavri yolu başlangıcı

Hindistan’ın en büyük camisi olarak geçen Jame Mescid, 1644-1658 tarihleri arasında inşa edilmiş. Jame Mescid Çavri Pazarı’nın yakınlarında yer alır. 25 bin kişiye birden ibadet imkanı sunacak kadar büyüktür. Giriş ücretsiz ama sizden her an para talep edebilirler.

Kızıl Kale’nin yakınlarında bulunan Jama Mescidi 1644-1658 yılları arasında yine Şah Cihan tarafından yaptırılan ve Cuma Mescidi olarak bilinen bu cami 25 bin kişilik kapasitesiyle ülkenin en büyük camisi olarak adını duyurmaktadır. Kızıl Kale’yi ziyaret ettiğiniz gün Jama Mescidi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

India Gate

India Gate

India Gate

Hint Kapısı:

42 metre yüksekliğinde olan ve Yeni Delhi’de bulunan Edwin Lutyens tarafından yapılmış bu anıt 1. Dünya Savaşı sırasında ölen askerlerin ve aynı zamanda kazanılan zaferin anısına yapılmıştır. Hem yapılış özelliği hem de görünüşü bakımından Paris’teki “Zafer Takı’na benzediğini söyleyebiliriz. Göğe doğru yükselen bu anıt oldukça etkileyici olmakla birlikte birçok turist tarafından ziyaret edilmektedir.

India Gate

1931 yılında İngiliz mimar Edwin Lutyens tarafından tasarlanmış 42 metelik bir yapıdır. Hint Kapısı gittiğinizde aralarında İngiliz komutan ve askerlerin de dahil olduğu 13.300 civarında askerin adının yazıldığını öğrendiğinizde şaşırmayın.

Hindistan kapısı

Birinci dünya savaşında ölen 82 bin askere itafen yapılmıştır. Hint kapısının olduğu taraf temiz, modern ve düzenli bir alana sahiptir.

Raj Ghat

Eski Delhi’de bulunan Raj Ghat Hindistan’ın belki de en önemli insanlardan biri olan Ghandi’nin mezarı ve anıtının bulunduğu yerdir. Gandhi Hindistan’ın bağımsızlığını kazanma yolundaki öncü ismidir. Aynı zamanda burada ona ait eşyaların bulunduğu bir müze de yer almaktadır. Hindistan’ın adeta sembol ismi haline gelen Gandhi’ye ait bu mezar ve anıtı ziyaret etmeden Yeni Delhi’den dönmemenizi tavsiye ederim.

Chandi Chowk Pazarı

Chandi Chowk Pazarı

Chandi Chowk Pazarı-New Delhi

Eski Delhi bölgesinde öyle bir pazar düşünün ki kalabalık mı kalabalık, her yanınız sokak lezzetleriyle dolu harika bir pazar! Hindistan’ın meşhur sokak lezzetlerinin çoğunu burada bulabilir, her birini ayrı ayrı deneyimleyebilirsiniz. Meşhur tatlı jalebi, Hindistan’a özgü bir çeşit meşhur kızarmış börek, içi dolgulu lavaş ekmeklerini işte tam burada bulabilirsiniz. Her bir köşede adeta bir tencere görebileceğiniz bu pazarda aynı zamanda satın da alabileceğiniz birçok ürün bulunmaktadır. Hindistan’ın meşhur baharatlarından yemeklerine kadar Hindistan’ı tam manasıyla yansıtan bir pazar olduğunu söylemekte fayda var.

 

Jantar Mantar

Jantar Mantar, rasathane, New Delhi,hindistan-tren-yolculugunda-yasadiklarimiz

Bir rasathane yani gözlemevi olarak kullanılan Jantar Mantar 1734 yılında Sawai Tai Singh tarafından tamamlanmıştır. Dilimizdeki anlamıyla “büyülü aygıt” anlamına gelen bu yapı gök cisimlerine ve onların hareketlerine olan merak sonucu ortaya çıkmıştır. Gezegenlerin, ayın ve burçların hareketlerini incelemek üzere ayrı ayrı odalar kurulmuştur. Delhi’de bulunan bu gözlemevi Hindistan’daki beş gözlem evinden biridir.

Jantar Mantar ile ilgili bir sürü fotoğraf çektim. Ayrıca burçlarların tüm fotoğraflarını görmek isterseniz 👉🏻  Jantar Mantar ayrıntılı yazıma bakmanızı tavsiye ederim.

Jantar Mantar gözlemevindeki bir resim, hindistan-tren-yolculugunda-yasadiklarimiz

Jantar Mantar’da dünyanın en büyüğü olan bir güneş saati bulunmaktadır. Güneşin hareketlerini inceleyerek günün en doğru saatini söylemek üzere yapılmıştır. Astronominin tarihi ve gelişimi hakkında birçok bilgi ve alet bulabileceğiniz bu gözlemevi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Bu yazımı muhakkak okuyun; 👉🏻  HİNDİSTAN, Jantar Mantar

Agrasen ki Baoli

Agrasen ki Baoli, Hindistan

An ancient structure which is situated in Delhi it is one of the crowded tourist spots due to its Beautiful architecture , lots of people visit here and make some good photoshoot.

Boali Hintçe bir kelime olup “kuyu” anlamına gelmektedir. Burası eskiden hem bir su deposu hem de bir anıt olarak inşa edilmiştir. Agrasen ki Baoli’de derinlerde bulunan kuyuya yaklaşık 108 basamak kullanılarak inilmektedir. Anıt kısmı ise İmpartor Agrasen adına yapılmıştır. Hindistan’ın meşhur aktörü Amir Khan’ın PK adlı filminin bir kısmı burada çekilmiştir. Agrasen ki Baoli hem Hint kapısına hem de Jantar Mantar’a yakın olarak bulunmaktadır.

Hümayun Türbesi

Hümayun Türbesi-New Delhi, Hindistan

 

 Hindistan’da cami ve türbe dediğimizde karşımıza oldukça görkemli yapılar çıkmaktadır. İnşası 1572 yılında biten Hümayun Türbesi de bu ihtişamlı yapılardan biridir. Hümayun Türbesi’nin mimari İranlı Mirek Mirza Giyas’dır. Yapımında beyaz mermer ve Hindistan’ın birçok önemli yapısında göreceğimiz kırmızı kumtaşı kullanılmıştır. Babür İmparatoru Hümayun Şah vefat ettiğinde eşi Bega Begüm tarafından 1565’te yaptırılmaya başlanmıştır.  İçeride yalnızca Hümayun Şah’ ait türbe değil aynı zamanda ziyaret edebileceğiniz başka yapılar da bulunmaktadır. Hümayun Türbesi 1993 yılında Unesco Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Akshardham

Akshardham, Hindu tapınağı

Yamuna Nehri kenarında kurulmuş olan Akshardham Tapınağı’nın,  duvaları 20.000 heykel ve heyecan verici mimariye sahip. New Delhiye gelenlerin muhakkak uğradığı bu tapınak bir Hindu tapınağıdır.

Akshardham Tapınağı: Dilimizdeki anlamıyla “Tanrı’nın evi” olarak bilinen Akshardham ülkenin en büyük Hindu Tapınağıdır. Akshardham Tapınağı birçok kişinin maddi ve manevi yardımıyla 2005 yılında tamamlanmıştır. Mimari olarak oldukça dikkat çeken bu yapı özellikle akşam ışıkları yandığında adeta bir görsel şölen sunmaktadır. Üst tarafı kubbelerden oluşan ve kocaman bir bahçeye sahip tapınakta bahçedeki fil heykelleri de dikkat çekmektedir.

Kutub Minar

Kutub Minar, Yeni Delhi, Hindistan

Kutbiddin Aybek tarafından 13. Yüzyılda yapılan Kutub Minar yüksekliği ve Hindu-İslam karışımı mimarisiyle göze çarpmaktadır. Çevresinde medrese ve türbe bulunan Kutub Minar da Unesco tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. 72 metre yüksekliğe sahip olan bu yapı Tac Mahal yapılana dek en yüksek bina veya kule olduğu söylenmektedir. Hindistan Yeni Delhi’ye gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında gelmektedir. Kutub Minar’da her yıl Qutub festivali düzenlenmektedir. Bu festivalde Hint müzik ve danslarını büyük bir keyifle izleyebilirsiniz.

Lotus Tapınağı

Lotus Tapınağı, Yeni Delhi, Hindistan

Lotus Tapınağı adını Hindistan’ın meşhur çiçeği nilüferden almıştır. Nilüfer çiçeği saflığın ve ölümsüzlüğün sembolüdür.. Zaten tapınağın şekli de Lotus Çiçeğinin şeklinde beyaz bir mermerin birçok yaprağa bölünmesiyle yapılmıştır. Tapınak İranlı mimar Faribaz Sahba tarafından yapılmış, 1986 yılında ibadete açılmış, Bahai inancını yansıtan bir tapınaktır. Bahai inancına göre tüm insanlar din ve mezhep ayırt etmeksizin bu ibadethaneye gelip ibadet edebilirler çünkü Bahai inancını taşıyanlar insanların birliğine inanırlar. Modern tarzda yapılan Lotus Tapınağı 27 mermer yapraktan oluşmaktadır. Oldukça modern tarzda yapılan ve mimari açıdan çokça ödül alan bu tapınaktaki dokuz kapı ise dokuz adet dini temsil etmektedir. Bu kapıların her biri yaklaşık 2.500 kişi kapasitesi olan büyük salona açılmaktadır. Tapınağın etrafında 9 adet havuz bulunmaktadır. Aynı zamanda tapınağın güneş enerjisi ile çalışan ilk tapınak olduğunu da belirtmeliyiz. Bu da tapınağı yapanların insanlara ve dinlere olduğu kadar doğaya da faydalı olduklarını göstermektedir.

Ulusal Demiryolu Müzesi

Demiryolu müzesi deyince aklımıza gelen tüm eşyaların bulunduğu 10 dönümlük bir arazide bulunan bu müzede eskiye ait birçok vagon, demiryolu, tren gibi farklı eşyalar bulunmaktadır. Özellikle çocuklarınızı da götürebileceğiniz, onlara demiryolu ulaşımı hakkında bilgi sağlayan bu müze bizlere geçmişe ait oldukça faydalı bilgiler sunmaktadır.

Gurudwara Bangla Sahib

Sihizm dininin en önemli sembollerinden biri olan Gurudwara dilimizde tapınak anlamına gelmektedir. Sihizm’in meşhur altın tapınağına benzeyen bu tapınakta yer alan kubbe İslami ögeyi çağrıştırmaktadır. Sihizm’in din olarak İslamiyet’e benzer yönlerinin bulunduğunu düşünürsek buna şaşırmamalı. Tapınakta tıpkı zem zem suyu gibi kutsal olduğuna ve hastalıkları iyileştirdiğine inanılan bir su bulunmaktadır. Bu suyu ölen gurunun bir sonraki nesle şifa olsun diye bıraktığına inanılmaktadır. Guru Sihlerin din adamına verilen isimdir. Bu farklı tapınağı Yeni Delhi’de ziyaret ederken ayin saatlerine denk getirmenizi tavsiye ederim.

Rashtrapati Bhavan

Bir zamanlar İngiliz Himayesi’nde olan Yeni Delhi’de İngilizlerin ikamet ettiği yer olan bu büyüleyici saray 700 milyon tuğla kullanılarak yapılmıştır. Arka tarafında kocaman ve oldukça etkileyici bahçeleri bulunmaktadır. Hint kültürünün izlerini rahatça görebileceğiniz bu yapıda 340 adet oda bulunmaktadır.

National Gallery of Modern Art

Neredeyse birçok ülkede yer alan Modern Sanatlar Müzesi Yeni Delhi’de de varlığını ortaya koymaktadır. Önemli sanatçıların eserlerinin bulunduğu bu müzede birçok eser bulmanız mümkündür.

Lodi Gardens

Lodi bahçeleri hem şehrin ortasında nefes almak hem de yürüyüş yapmak için en ideal dinlenme ve yeşilin bir arada olduğu yerlerden biridir. Bu bahçelerde bir zamanlar yaşayan Lodi hükümdarlarının mezarları bulunmaktadır. Bahçenin ortasında kubbe şeklinde yer alan yapıda bu anıt mezarları görebilirsiniz. Ayrıca çok çeşitli sayıda farklı bitkiyi bir arada bulacağınız Lodi Gardens’ta yoga yapan insanları da görmeniz mümkündür.

Hauz Khas Village

Aslında Hauz Khas Village tek bir yerin değil birçok farklı aktivite ve yeme içmenin bir araya geldiği kapalı bölgenin adıdır. Burada oldukça lüks retorantlar, mağazalar, birçok dünya mutfağı lezzeti bulunmaktadır. Ayrıca bu bölgede etrafında yürüyüş de yapabileceğiniz şahane bir göl bulunmaktadır.

Gandhi Smriti

Hindistan’ın bağımsızlığını kazanma yolundaki bir numaralı öncüsü Gandhi adına yapılan bir anıt müzedir. Bu ev eskiden Gandhi’nin sıklıkla ziyaret ettiği varlıklı arkadaşı Birla ailesinin evidir. Gandhi son 5 ayını bu evde geçirmiş ta ki suikaste uğradığı 1948 yılına kadar. Gandhi burada dua ederken karşıt güçler tarafından öldürülmüş ve öldürüldüğü yere de Gandhi adına bir anıt yaptırılmış. Evin içerisinde Gandhi’nin kaldığı odaya ve özel eşyalarına hiç dokunulmadığı için Gandhi’yi Gandhi olarak tanıdığımız o meşhur gözlük ve kıyafetlerini de aynen bulabilirsiniz. Gandhi’yi daha yakından tanımak isteyenler onun birçok konuşmasının yer aldığı ses kayıtlarının ve kişisel eşyalarının bulunduğu Ulusal Gandhi Müzesi ve Kütüphanesini ziyaret edebilirler.

Dargah Nizamüddin Museum

Bu dergâh Hindistan’da ünlü sufi Khwaja Nizamuddin Auliya’nın dergâhıdır. Buraya her yıl hatta neredeyse her gün birçok insan ziyarete gelmektedir. Özellikle Perşembe akşamları oldukça kalabalık olan bu dergâhta Nizamuddin Auliya’nın doğum ve ölüm yıldönümü özel bir törenle kutlanmaktadır. Dargah Nizamuddin’de aynı zamanda Nizamuddin Auliya’nın türbesi de bulunmaktadır.

Chhatarpur Temple

1974 yılında inşası tamamlanan bu yapı gerçekten görülmeye değer mimarisiyle ön plana çıkmaktadır. Tamamı mermerden yapılan Chhhatarpur Tapınağı Hindistan’ın en önemli tapınağıdır. Tapınağın ortasında oldukça yükseğe doğru bir üçgen mimari göze çarpar. Hint mimarisini en güzel şekilde yansıtan bu tapınak halk arasında da oldukça rağbet görmektedir.

Tomb of Safdarjang

Bizdeki adıylaSafdarjang’ın Mezarları” anlamına gelen Tomb of Safdarjang 1754 yılında Nowab Safdarjung için inşa edilmiştir. Yine Hindistan’ın birçok yerinde olduğu gibi bu mezarların yapımında da kumtaşı ve mermer kullanılmıştır. Bir büyük kubbesi, mimarisi ve önündeki minik göletiyle oldukça görkemli bir anıt olarak karşımıza çıkmaktadır. Merkezinde bir mozole bulunan anıtta ayrıca gizli merdivenli bir podyum da bulunmaktadır.

Hindistan’da Tüm Aile Masaj Keyfi

Hindistan’da masaj yaptırırken Thailand masajından farklı olduğunu unutmayın. Thailand yolculuğunda masaj yaptırmaktan o kadar çok keyif almıştık ki Hindistan’da yaptıracağımız masaj için sabırsızlanıyorduk. Araştırmalar sonucu bulduğumuz çok iyi bir Ayurveda merkezinde ayurvedik masaj yaptıracaktık. Tabii  daha önce kimse Ayurvadik masajın normal masajdan daha farklı bir prosüdüre sahip olduğundan bize bahsetmediği için biz de giderken çok araştırmamıştık. yYni ne kadar farklı bir masaj bizi bekliyor olabilirdi ki?

Ayurveda nedir? Ayurvedik sağlık nasıl tedavi eder?

Bitkilerle, yaşam sitilini değiştirerek, hastalığı çözmekten çok hasta olmanın önüne geçmeyi hedefleyen, Hindistan’da saygı gören alternatif bir tıp şeklidir. Nepal, Sri Lanka, Hindistan’da yaygın olan bu tedavi şeklinin kökeni çok eski yıllara dayanmaktadır. “Ayur” hayat anlamına gelmektedir. “Veda” ise bilgi. “Hayatın bilgisi”anlamına gelen Ayurveda ruhsal bir bakış acısına da sahip bütüncül bir iyileştirme yöntemidir.

ayurvedik bitkisel içerikli ürünlerin resimlerini gösteriyor, Hümayun Türbesi’nin mimari İranlı Mirek Mirza Giyas’dır.

New Delhi’de gittiğimiz AYURVEDA merkezinde şikayetlerimizi bir doktor dinledikten sonra bize özel bir reçete hazırladı ve ardından o reçeteye uygun Ayurvedik ürünler verildi.

Ayurveda merkezine girdiğimizde erkekler ve kadınların ayrı bölümlerde ve herkesin ayrı odalarda masaja gireceğini öğrendik. Normalde Thai masajında hepimiz yan yana diziliyor ve masajı yaptırıyorduk. Babam ve annem İngilizce bilmediği için bu hiç iyi bir fikir gibi gelmemişti. Birlikte olamaz mı diye sorduğumda imkansız cevabını alıyorum. Neden imkansız ki yani yatakları yan yana koyabilirler diye düşünüyorum. Güvenilir bir merkez olmasa kesinlikle bunu kabul etmeyeceğiz ama başka bir referansla gittiğimiz için tamam diyor ve ailemin İngilizce bilmediğini baştan açıklıyorum.

Hindistan’da Masaj

Aslında birlikte masaj yaptırmak bize ayrı bir keyif veriyor ve hem sohbet hem kahkaha masaj yaptırmak bizi daha çok rahatlatıyordu şimdi ise hafif loş bir koridordan geçip ayrı ayrı odalara alınıyoruz.

Tamam diyorum herkes kısa bir uyku ve dinlenme süreci geçirir. Koridorun başında giydiğimiz bornozlarla her birimizin yanında iki kişi odalara ayrılıyoruz. Bir bakıyorum ki odaya üç kişi giriyor. Öncesinde anlam veremiyorum üç kişi masaj odasında ne yapacağız? Sonra ortada tabut gibi duran tahta bir yatak var. Yatakta değil içine girebileceğiniz yanları yukarıya doğru bakan tabut görünüşlü bir şey.

Tüm iç çamaşırlarımı çıkarmamı istiyorlar. Hepsini mi diye soruyorum evet hepsini diyorlar. İyi de daha önce yaptırdığım hiçbir masajda iç çamaşırımı çıkartmamıştım bu nasıl bir uygulama anlam veremiyorum ve sorun değil iç çamaşırım kalabilir diyorum. Hayır kirlenir ve bir daha giyemezseniz biz size başka bir şey vereceğiz diyorlar “tamam” diyorum. Tanrım annem ve babamın da aynı prosedürden geçtiğini hayal edince yüzümde anlamsız bir gülümseme oluyor. Tüm çamaşırlarımı çıkartıyorum ve ip görünüşlü bir iç çamaşırı altıma geçiriyorum. Tanrım babama da bunu vermeyecekler umarım, derdini de anlatamaz diye aklımdan geçirirken tutamadığım bir kahkaha ağzımdan çıkıyor.

Bu nasıl masaj böyle?

Tam yatağa uzanacakken beni oturtup dua etmeye başlıyorlar. Odada yakılan tütsüler ve dualar eşliğinde üç kişi etrafımda dolaşıp yüksek sesle mantralar söylüyor. Bir türlü odaklanamıyorum. Sürekli babam ve annemin de şuan aynı durumda olduğu aklıma geliyor ve gülmemek için kendimi zor tutuyorum.

Kafamı elliyorlar, dumanını sallıyorlar, ne yaptıklarını soruyorum dayanamayıp. Önce kutsayacaklarını sonra masaja başlayacaklarını söylüyorlar. Üzerimde ipimsi bir beyaz çaput dışında bir şey yok ve bana tahtanın içerisine yatmamı istiyorlar. Tahtaya bakıyorum ve sonra kadınların yüzüne bakıyorum. Tahtanın üzerinde ne bir minder, ne bir örtü ne bir yastık hiç bir şey yok. Bu nasıl bir rahatlama masajı anlam veremiyorum. Tabi sürekli soru da sormak istemediğim için bekliyorum.

Demek ki Ayurvedik masaj böyleymiş.

Kutu gibi tahtanın içerisine beni yatırıyorlar ve üç kadın başlıyor sıcak sıcak yağ dökmeye. Ciddi olamazlar, baya kapla bütün bedenime sıcak yağ döküyorlar. kendimi tavada ki hamsi balığı gibi hissediyorum. Üç kadın aynı anda hem yağın içinde bana masaj yapıyor hem de tüm yağı bütün bedenime yediriyorlar. Üç parmak yüksekliğinde bir yağın içerisinde gidip geliyorum. Tanrım kahkaha atmamak için kendimi o kadar zor tutuyorum ki, kesinlikle masaja odaklanamıyorum. Babam böyle yağdan nefret eder, Tanrım üç adamın onu bu yağın içerisinde tutup salladıklarını ve üzerinde o ipimsi iç çamaşırı olduğunu hayal ettikçe gözümden gülmekten akan yaşlara hakim olamıyorum. Saatlerce o sıcak yağı üzerime döküyorlar. Faraş yardımıyla, tahtada biriken yağı alıp tekrar üzerime döküyor ve bazı sesler çıkartarak dualar eşliğinde masaj yapıyorlar.

Belki başıma gelecekleri bilerek gitmiş olsam o an kendimi çok farklı hissedeceğim ama sürekli aklımda İngilizce bilmeyen ailemin odada ne düşündüğünü düşünüp gülmekten kesinlikle masaja odaklanamadım. Masajın sonunda bizi bir buhar odasına götürdüler. Yolda babam ve annemle karşılaştım, yüzüme öyle bir bakıyorlardı ki artık gülmemi kontrol edemedim. Beynimde babamın lafı yankılanıyordu ‘başımıza ne gelirse senin yüzünden geliyor’ kesin buradan çıktığımızda bunları duyacaktım ama ben de her zaman söylediğim şey söyleyecektim onlara. ‘Böyle bir deneyimi başka ne zaman yaşayacağız, anı biriktirmeye geldik.’ İşte bir buçuk saatin sonunda artık savaşmayı, gülmeyi ve şaşırmayı bırakmış ve masajın yarattığı pamuk gibi olma hissiyle yine başka bir odada buluşmuştuk. Rahatlatıcı soğuk bir çay verdiler ve artık konuşmaya hazırdık.

ayurvedik bitkisel içerikli ürünlerin resimlerini gösteriyor, Hümayun Türbesi’nin mimari İranlı Mirek Mirza Giyas’dır.

New Delhi’de gittiğimiz Ayurveda merkezinden bizim için verdikleri ürünler. Bazısı cilde sürülüyor bazısı da ağızdan alınmak üzere takviye gıdaları

Kendimize oradan bir sürü yağ, bakım ürünü ve iyileştirici kremler aldık. Başta direnmiştik ama sonrasında çok rahatladık. Söylememe gerek yok saatlerce ve günlerce bu masajı konuşup güldük.

New Delhi’de Alışveriş

Hint Kumaşları

Yeni Delhi-Hindistan Kumaşları

 

 

Hindistan Dövme

New Delhi’ye tekrar geri gelecektik. New Delhi’de gezimizi tamamladıktan sonra sonra Rishikesh’e gitmeye hazırdık. Rishikesh şehrinde yaşayan Hintli yoga ustası Guru bizi karşılayacak ve gezdirecekti. Onun ağzından Hindistan’ı ve Rishikesh’i dinlemeyi sabırsızlıkla bekliyorduk.

Rishikesh şehrine gitmek üzere otobüs kullanmaya karar verdik. New Delhi’den Rishikesh’e giden bir otobüsle gece yolculuğu yapacak ve gün kaybetmeyecektik. Sonr ki Varanasi, Agra, Jaipur şehirleri için tren kullanacaktık. Sizler için Detaylı Rishikesh yazısı hazırladım.

Rishikesh

Yoga ve meditasyon denildiğinde akla gelen ilk ülkelerden biri Hindistan’dır. Oldukça ilgi çekici şehirlere sahip Hindistan’da yoga, tapınaklar, muazzam zenginlikteki ormanları ve tarihi geçmişi ile ilk akla gelen şehir Rishikesh oluyor.

Biz de Rishikesh’e indiğimizde New Delhi’nin o kaotik havasından sonra çok farklı bir huzur hissettik. Gerçekten doğa sporları, yoga, vejeteryanlık ve aşramlarıyla huzuru bulacağınız bir şehir. Sizler için Rishikesh şehri ile ilgili uzun, ayrıntılı bir yazı hazırladım. Bu yazı da

Rishikesh’te görülecek yerler nereleri, nereler gezilir?

Risihikesh’te Neler Yapabilirsiniz?

Rishikesh’te YOGA

Bu yazımı muhakkak okuyun; 👉🏻 Rishikesh

Ayrıca Rishikesh şehrinde kaldığımız aşramdan, yediğimiz yemeklerden, Himalayalar’ın manzarasına sahip, bulutların üzerinde ki tapınaklardan da bahsettim. Sizler için bol bol da fotoğraf koydum.

Huzurun, doğanın, temiz havanın tadını çıkardığımız Rishikesh şehrinden sonra heyecanla Varanasi şehrinin yolunu tuttuk. İşte Şimdi gerçek tren yolculukları bizi bekliyordu. Hindistan’da trenle yolculuk yapılır mı? Hindistan’da trenle yolculuk yapmak güvenilir mi diye aklınızda sorular olabilir. Aslında bu soruları sormakta çok haklısınız çünkü yolculuğa çıkmadan önce benim aklıma bu tarz sorular sormak gelmemişti. Zaten o yüzden de Varanasi Şehrinde annem ve beni kaçırdılar. Evet, hepsini anlatacağım. Şimdi Varanasi şehrini anlatmaya başlamadan Hindistan’daki tren yolculuklarından bahsedeyim.

Rishikesh’ten Varanasi’ye Tren Yolculuğu

Hindistan’da Trenler Güvenli Mi?

Hindistan’da trenle seyahat edebilir miyiz?

Evet, Hindistan’da güvenle  tren seyahati yapabilirsiniz. Hindistan tren bağlantıları acısından zengin ve tren seferleri acısından çeşitliliği olan bir ülke. Hindistan’da tren seyahati yapacaksanız bilmeniz gereken bazı durumlar var.

Hindistan’da festival zamanlarında rahatlıkla bilet bulamayacağınızı, bulsanız bile trenin içerisinin tahmin edebileceğinizden çok daha kalabalık olacağını bilin ve buna hazır olun. Ayrıca bir bileti birden fazla kişiye satabileceklerini unutmayın. Nasıl yani bu olabilir mi? Gerçekten aynı koltuğu birkaç kişiye satabilirler mi diye düşünüyor olabilirsiniz. Cevabım evet, biz yataklı tren’e bilet almıştık ve Diwali festivali başlamak üzereydi. Tam yatağımıza güzelce serildik iki istasyon sonra trene binen yolculardan biri geldi ve burası benim yerim dedi.

Adamın yüzüne baktım, ben bir kadın olarak yatağımı seninle mi paylaşacaktım? Dedim olamaz imkansız bakın biletimiz burada, sonra o da aynı koltuk için bilet çıkardı ve trendeki görevliyi çağırdık. Eğer aldığınız koltuk ya da yataklı kuşet özel VİP değilse o zaman özellikle festival zamanlarında iki hatta üç kişiye satılabileceğini öğrendik. Adam son olarak da şunu ekledi, ‘İndian sistem, indian sistem’. Tanrım bu nasıl sistemdi. Siz bir kadın olarak yataklı kuşet bilet alıyorsunuz ve festival zamanı bir erkeğe satabiliyorlar. İki üç istasyon sonra başka bir adam daha çıktı ve aynı koltuğu ona da sattıklarını öğrendik. Babam kendi yerini bana verdi ve tüm yolculuk boyunca yatmak yerine oturarak iki adamla birlikte seyahat etti. Hindistan’da tren bileti aldığınızda özellikle festival zamanı böyle şeylerin yaşanabileceğini bilerek biletinizi satın alın. Özellikle bu konuyu araştırmanızı tavsiye ederim.

Hindistan’da yemekleri paket yaptırmak…

Yemek yiyecek vaktimiz yok gibi. Boşuna strese girmek istemiyoruz ve guruyla daha önce gittiğimiz ve yemek yediğimiz harika vejetaryen yemeklerin olan restorandan paket yaptırmak istediğimizi söylüyoruz.

Guru bizi hemen restorana götürüyor ve o gün yediğimiz yemeklerin aynısını paket yapmalarını istiyor. Yaklaşık yirmi dakika kadar restoranın önünde bekliyor ve guruyla vedalaşıyoruz. Restoran poşetini elime verdiğinde garsona dönüp bakıyorum. Sonra da guruya dönüp bakıyor ve torbaları gösteriyorum.

Bütün yemekleri gerçekten poşete koyup paket yapmışlar. Hayatımda böyle bir şey görmediğim için çok garip geliyor. Guru’ya “burada böyle mi paket yapıyorlar yemekleri” diye istemsizce soruyorum. Sanki Hindistan’da her şey normalmiş gibi poşetlere şaşırıyoruz. Guru evet yemekler burada böyle paketlenir diyor.

Yemekler bulamaç gibi poşetlerin içerisinde biraz mide bulandırıcı geliyor ama trende acıktığımızda hayatımızda yediğimiz en güzel yemekleri yiyoruz. Hâlâ annemle aynı şeyi konuşuruz, o poşetin içerisinde o iğrenç gözüken yemekler nasıl da lezzetli gelmişti bize. Tatlarını hâlâ unutmuyoruz. Tren hareket etmiş, her birimiz koltuklarımıza geçmişiz, her şey yolunda ve harika bir serüven için yola çıkarken acıkan karınlarımız için Rishikesh şehrinin en güzel restoranından yemekleri yiyoruz.

İşte seyahatlere aşık olmamıza sebep olan anlardan bir tanesi daha. Sakın ön yargıyla yaklaşmayın, izin verin yenilikler sizi değiştirsin. İşte o zaman neden bu yolculuklara çıktığınızı bir kez daha anlayacaksınız. Değişim için diğer ülkelerin kültürlerine ve yemek yeme şekillerine izin verin.

(BU KONUYU AÇMAK GEREKİYOR. HİNDİSTANDA TREN YOLCULUĞU)

VARANASİ

Rishikesh-Varanasi arası keyifli ve rahat bir tren yolculuğu yaptıktan sonra Varanasi şehrine geliyoruz. Varanasi ölüm ve yaşamın şehri diye geçmektedir. Burada olağanüstü deneyimler yaşıyoruz. Sizler için ayrıntılı bir yazı hazırladım. Bol bol fotoğraf koydum. Varanasi şehrinde Ganga Aarti gösterilerine katıldık. Ayrıca ölü yakma seremonisi ve Ganj nehrinin farklı bir yüzünü gördük. Bizim için zaten çok sıra dışı bir deneyimken şehirden ayrılırken tren istasyonu yakınlarında kaçırıldık. Hepsini detaylı yazdığım için lütfen aşağıdaki yazı başlıklarına tıklayarak yazının uzun halini okuyunuz.

Bu yazımı muhakkak okuyun; 👉🏻  VARANASİ

Detaylı yazı için tıklayın VARANASİ ŞEHRİNDE GANGA AARTİ GÖSTERİLERİ

Varanasiye geldiğinizde muhakkak yapmanız gerekenler

Hindistan’ın VARANASİ eyaletinde ANNEM VE BENİ KAÇIRDILAR!

Hindistan’da insan kaçakçılığı çok sık karşılaşılan bir durum. Çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin çeşitli sebeplerden dolayı başınıza gelebilecek bir şey. İnsan hayatında kaç kere kaçırılabilir ki? Her hatırladığımda ve annemle konuştuğumda farklı duygulara bürünüyorum. Bazen sadece ya kurtulamasaydık diyor ve üzerine tek bir kelime etmeden birbirimize bakıyoruz. O an yaşadıklarımızı, annemin adamın kafasına nasıl çantayla vurduğunu, sokakta deliler gibi nasıl koştuğumuzu hatırlayıp dakikalarca gülüyoruz. Babamın çaresizce o tren istasyonunda bekleyişini hatırlıyor geri dönebildiğimiz için sonsuz minnet duyuyoruz. O yüzden bu deneyim bize hayatın kıyısından hayatın nasıl gözüktüğünü çok kısa da olsa görmemizi sağlamıştı.

Yazının devamı için tıklayınız 👉🏻 HİNDİSTANDA İNSAN KAÇAKÇILIĞI

AGRA

Varanasi’den ayrılışımız gerçekten olaylıydı. Trende yaşadıklarımız ve korkularımızı hâlâ dün gibi hatırlarız. Ayrıca Diwali festivali yaklaşıyordu ve trenlerdeki yoğunluk da artmıştı. Artık aldığımız yataklı vagonun başka birilerine de satıldığı ve biraz sıkışık gittiğimiz yolculuktan sonra Agra’ya varıyoruz. Burada ise bizi başka biri karşılıyor. Aslına bakarsanız tüm işini ve sosyal çevresini bırakıp Hindistan’a yerleşmiş ve orada bir aşramda yaşayan birinin yanına gidiyorduk. Onunla orada tanışacaktık. Nerede kalacağımız ve bizi neler beklediği konusunda hiçbir fikrimiz yoktu. Ne kadar kötü olabilir ki diye düşünüyorduk çünkü Rishikes’te de bir aşramda kalmıştık ve herşey kaldırabileceğimiz dozajlardaydı diye düşündük.

Bu yazımı muhakkak okuyun; 👉🏻 AGRA

Agra’ya gelip de görmeden dönmemeniz gereken yerler nelerdir?

Agra’ya gelip de görmeden dönmemeniz gereken yerler nelerdir?

Trenle Hindistan Yolculuğu; Agra kalesi ve bilinmeyen yönü

Bu yazımı muhakkak okuyun; 👉🏻 Jaipur

Trenle Hindistan Yolculuğu; Bu şehre gelmek için inanılmaz heyecanlıydık çünkü Jaipur’un bizim için ayrı bir hikayesi vardı. Hindistan’ın meşhur Diwali festivalini kutlamak için Jaipur’u şehrini seçmiştik. Hindistan’a gelmeden önce tarihleri belirlerken özellikle bir festivale denk gelmesi için araştırma yapmıştık. Hindistan’da bir festival görmeden dönmek yeterince Hindistan’ın ruhunu bize vermeyecekti. Diwali; ışık festivali, seçeceğimiz tarihler için denk gelebileceğimiz harika bir festivaldi. Diwali festivalinde bütün şehir ışıklar altında kalıyor. havai fişekler, maytaplar, patlayıcılar, şehri süsledikleri lambalar. Anlayacağınız ışık veren her şey bu akşam için hazır hale getiriliyor. Sokakta deli gibi çata pat patlatan çocuklardan saatlerce gökyüzünü aydınlatan havai fişeklere kadar harika bir festival bizi bekliyordu.

Jaipur Konaklamamız

Jaipur’da Nereleri Gezmelisiniz?

Jaipur’da Görmeniz Gereken Yerler Nereleri?

Jantar Mantar Detaylı Yazısı

Jaipur’da Yapmanız Gereken Aktiviteler

Jaipur’da Yeme-İçme

Tekrar New Delhi’ye dönüş;

Artık yavaş yavaş seyahatimizin sonlarına doğru yaklaşıyorduk. Annem, babam ve ben Jaipur’da kutladığımız harika Diwali festivalinden sonra sanki üzerimizdeki yüklerden kurtulmuş ve hafiflemiş hissediyorduk. New Delhi’ye dönmeye hazırdık.

New Delhi’de konaklayacağımız yeri belirlememiştik. Kendimizi o kadar rahat ve Hindistan’ın bir parçası gibi hissediyorduk ki, otel konusunda hiçbirimizin bir endişesi yoktu. Yatağı olmayan odalarda bile kaldıktan sonra artık New Delhi’deki tüm oteller bizim için lükstü.

New Delhi’nin merkezi ve daha önce konakladığımız otelin olduğu bölgeye geri döndüğümüzde tanıdığımız bir restorana valizlerimizi bir kaç saatliğine bırakıp bir kaç Guest House ve pansiyon, hotel gezmeye başladık. Hem fiyat pazarlığı yapıyor hem de otelleri görerek içimize sinen bir tanesinde karar kıldık.

Üzerimizde tarifsiz bir rahatlık, mutluk ve keyif vardı. New Delhi’ye ilk geldiğimizde konakladığımız otelin üçte biri fiyata bir yer tutmuştuk hem de daha merkeziydi. Artık şehrin insanlarını, ten renklerini ve davranışlarını öyle benimsemiştik ki güvenilir bir yer bulma konusunda hiç zorlanmadık. Sonrasında kendimizi sokaklara bıraktık. Bir sürü pazar, baharatçı, hediyelik eşya satan dükkan gezdik. En doğal tütsüler ve en ayurvedik ürünleri Türkiye’ye götürmek için çantamızın bir kenarına iliştirdik ve artık dönüş için hazırdık.

Hindistan Yolculuğu Eve Dönüş

Trenle Hindistan Yolculuğu; New Delhi’ye geri döndüğümüzde artık o şehir bizim gözümüzde çok farklıydı. Kesinlikle başka bir şehre gelmiş gibi hissediyorduk. Babamın ‘oh sonunda memlekete döndük’ demesi hâlâ konuştuğumuz bir şey. New Delhi’ye ilk indiğimizde babam bir gün beni ellemeyin dedi ve otelden hiç çıkmamıştı. Hindistan’da kaldığımız süre boyunca öyle şeyler yaşamış ve görmüştük ki tekrar New Delhi’ye gelmek bizi evimizde gibi hissettirmişti. Şimdi aynı şehirde değişmiş ruhlar gibiydik. Artık Hindistan’da yaşayan insanları anlamayı bırakın sanki onlardan biri gibi olmuştuk. Artık onların ten renklerine, konuşmalarına ve temizlik anlayışlarına hiç yabancı değildik. Ayrıca kimin temiz kimin işini iyi yaptığını artık bir bakışta anlıyorduk.

Sokakta öyle özgür dolaşıyorduk ki  aynı kişiler olduğumuza emin değildim. Annem, babam ve ben gerçekten ruhumuzdaki bir ağırlığı Hindistan’da bırakmıştık. Ayağımızda parmak arası terlikler, oraya ait gibi sokaklarda özgürce dolaşıyorduk. New Delhi’ye ilk geldiğimizde yemek yiyebileceğimiz temiz bir yer aradık. Babam kendi yemek zevkine yakın lezzetler bulmaya çalışıyordu. Alışkanlıklarımıza tutunuyorduk. Şimdi üçümüzde sokakta gözümüze kestirdiğimiz temiz ve kaliteli yemek yapan her yerde yeni bir lezzet tatmak için duruyorduk. Sanki bu yolculuk sonrası büyümüştük. İşte şimdi ülkemize dönemeye hazırdık.

Bir sonraki yolculuk ne zaman olur bilemiyorduk. Bu yolculuk ruhumuzu doyurmuştu.