Phuket ve Adaları

Phuket, el değmemiş beyaz plajların ve masmavi suların şehri. Phuket, huzurlu göründüğü kadar gece kulüpleri ve gece hayatı aktiviteleriyle de nam salmış bir yer. Yapılacak çok şey olunca biz de elimizden geldiğince doludizgin yaşamak istedik bu şehri.


  • *Motorsiklet kiralayıp bütün adayı keşfettik.
  • *Grupla birlikte hız teknesi kiralayıp o muazzam egzotik adaları gezdik, bembeyaz kumsallarda yürüdük.
  • *Basit bir şnorkel ile suyun altındaki mercanları ve rengârenk balıkları izledik.
  • *Gece hayatını anlayabilmek için muhakkak ladyboyların olduğu sokakta bir tur atıp birkaç gösteri izledik.
  • *Bol bol yağlı masaj ve ayak masajı yaptırarak günün yorgunluğunu attık.
  • *Thai yemeklerinden yemek için güzel restoranlara gittik ama sokak satıcılarından da yedik.
  • *Halkın içine karışıp onların yaşantılarını anlamaya çalıştık. Olabildiğince sohbet ettik.
  • *Bir küçük yılan deneyimim de oldu.

 

Bangkok’tan sonra Phuket’e geçtik.  Phuket’te yeşlillikler içinde, kuş seslerinin ve harika orkidelerin olduğu bir otele yerleştirdiler bizi. Odalarımız tek katlı, doğrudan yeşil alana açılan, büyük yataklı, insanın kendini özel hissettiği türdendi. İlk yolculuğumuz ve daracık apartmanların olduğu bir mahalleden böylesine bir yere gelmek bizi çok farklı hissettirmişti. Odaya girer girmez perdeleri açıp kendimizi yatağa atmıştık. Zaten bu, kendimizi yatağa son atışımızdı çünkü sonrasında her yorulduğumuzda gözümüzü bir masaj salonunda açmıştık.

 

 Çok lüks bir hayatımız olmamıştı, ailece tatile çok az çıkmıştık ve her zaman parayı hayallerimiz için biriktirmiştik. İşte, şimdi sanki o hayallerin göbeğinde durup bu keyfi yaşıyorduk. O yüzden her birimiz kendimizi özel ve mutlu hissediyorduk.Şimdi ne olduğunu bile anımsamadığım bir şey için saatlerce güldüğümüzü hatırlıyorum. Gözümüzden yaşlar gelmesini bırakın, çişimizi kaçıracak kadar gülüyor; sonra da düştüğümüz bu hâle gülüyorduk. İşte o anlar ve deneyimler benim için paha biçilemezdi. Hayatımın en güzel anlarından biri daha yaşanmıştı. Şimdi geriye dönüp baktığımda bundan daha önemli bir şey olmadığını bir kez daha görebiliyorum. Anılar biriktirmek, hem de sevdiklerimle…

Phuket adasında bir acentenin turuyla dolaşmaktansa bir motorsiklet kiralayıp dolaşmaya karar verdik. Hâlâ düşünüyorum da bu kararı neye göre verdik, ben de bilmiyorum.

 

 

Kardeşim daha çok gençti ve ben motor ehliyetini yeni almıştım. Ters akan bir trafikte, levhaların anlamadığımız bir dilde yazıldığı bir güzergâhta motor sürecek ve yollarda kaybolacaktık. Artık annem ve babam da ebeveynlik yapmayı bırakmıştı, yaşayamadıkları hayatları için motora binme fikrini kabul etmişlerdi.

 

Ailemizin her üyesi çılgınca yaşamaya hazırdı. Ve iki motor kiraladık. Benim arkama annem, kardeşimin arkasına babam oturmuştu. İlk on dakika “Bu iş olamayacak!” gibi düşündük ama sonra anlayamadığımız bir şekilde yollardaydık.Hayatımın en güzel yollarıydı, yollarda gerçek anlamda kaybolduk, yeri geldi gülmekten motoru süremedik, yeri geldi sıcaktan başımıza güneş geçti. Yetmedi, söylemeye utanıyorum, annemi motordan düşürdük. Benzincide annem daha oturmadan motoru sürünce annemi motordan düşürmüştüm. Şimdi annemle konuşuyorum ve bugünleri hatırladığımızda söylediğimiz tek bir kelime var: “Her anı yaşamaya değerdi.”

Harika ağaçlar, kokular, yollar ve manzaralar eşliğinde 5 saat boyunca motor sürdük. Fırsatınız olursa siz de bizim gibi Phuket’te bir motor kiralayın ve yol sizi nereye götürürse oraya gidin. Denize girin, yemek yiyin ve gülün. Sonrasında otelin yolunu tekrar bulacağınıza eminim.

 

 

Phuket Tsunamisi

Phuket’e gittiğimiz ilk günler Phuket’in güzelliğinden çok tsunami gerçeği bizi etkilemişti. Etrafta 2004 yılında yaşanan tsunamiyi anlatan resimler, fotoğraflar, sergiler ve işaretler vardı. Tsunamiyi gördüğünüzde yukarıya doğru kaçmanız gereken levhalar her yerdeydi. Daha önce ülkemde hiç görmediğim ve alışık olmadığım levhalar, tabelalar ilgimi çekmişti. Birkaç gün, internet bulduğum her an, bu tsunamiyle ilgili bilgileri okuyor; videolara bakıyordum.

Dünya’nın en büyük 3. depremi sayılan ve 9.3 büyüklüğünde olan bu deprem Endonezya’da, Sumatra adasının batı kıyılarında yaşanmış. Hint Okyanusu’nda olan bu deprem ortalama 8-10 dk. arasındaymış. Dünyanın kaydedilmiş en uzun depremi sayılıyormuş. Öyle büyük etkilere sahipmiş ki dünyayı 1 cm yerinden oynatmış. İşte o depremin etkileri tsunami olarak Tayland kıyılarına kadar ulaşmış.

Orada sergilenen fotoğraflarda dikkatimi en çok çeken şey, insanların yüz ifadeleriydi. Birçok kişi kaçmak yerine ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Uzaktan gelen tsunamiye rağmen denize doğru yürüyüp durumu anlamaya çalışan insanlar vardı.

Beynime o an kazımıştım. Deniz çekilirse ve uzakta beyaz dalgalar görürsem yukarıya, olabildiğince yukarıya doğru kaçacaktım.

Biz oraya eğlenmeye gelmiştik ama yakın sayılacak bir tarihte bu bölge büyük bir afet geçirmişti. Eğlenirken size hep bu gerçeği hatırlatacak içerikleri göreceksiniz. Ve denize girerken gözüm hep uzaklarda bir parça dalgaya takılıp gidiyordu. Gerçekten de dalgalar Akdeniz bölgesindeki gibi değildi. Uzunca bir alanda gidip geliyordu ve bu bildiğimizin dışındaki dalga bizi tedirgin ediyordu.

 

Phuket Gece Hayatı

Phuket bölgesinin eğlence mekânı tartışmasız Patong’dur. Bangla Yolu da güneşin battığı andan itibaren tercih edilebilecek bir yerdir. Yaklaşık 400 metre uzunluğunda olan Bangla Yolu trafiğe kapalıdır. Sadece yayalar dolaşabilir. Güneş batımından sonra renkli ışıkları, sesleri ve kokularıyla size farklı bir eğlence anlayışı sunar. Ucuz fiyatlar ile sunulan bira da burada gezmek isteyenler için iyi bir seçenektir.

Phuket’in en ünlü caddelerinden biri Bangla Caddesi’dir. Orada kadın mı, erkek mi olduğunu kesinlikle ayırt edemeyeceğiniz cinsiyetten kişileri görebilirsiniz. Gerçekten saygı duyduğumu da belirtmek istiyorum. Ayrıca bir sürü bar ve show yine Phuket’in gece hayatına damgasını vuruyor.

 

Pinpong showlarını muhakkak merak ediyorsunuz. Biz sadece merakımızdan girip bir tanesini seyretmiştik. Ortam erotik gibi ama aslında hiç değil. Çünkü oradaki showu gerçekten bir sihirbazlık gösterisi gibi izledim. Bar masasının üzerine çıkan ve vajinasından kuş çıkartan kadını hayatımın sonuna kadar unutabileceğimi sanmıyorum. İnsanın zihni, bunun için nasıl bir hazırlık yaptıklarını sürekli düşünmeden edemiyor.

Ayrıca barda çalışan ve direk dansı yapan kızların çoğu ladyboy. O güzellikleri karşısında onların gerçekte bir kadın olmadığını bilmek bizi şaşırtıyor. Dakikalarca kızların yüzlerine bakıp erkeksi bir tavır ve davranış bekliyorsunuz. Aslında benim için oradaki her şey açık hava müzesi gibiydi.

Ne olursa olsun gidip bu sokakta bir kez yürümeye ve olan biteni görmeye değer.

Barda bir bira içip, küçük bir show izleyip ayrılabilirsiniz.

 

Aslında başka bir sürü show var. Fakat gündüz çok hareketli bir hayatımız olduğu için gece enerjimiz kalmıyordu.

Caddelerde bir tur atıp bir bira içebiliyorduk. İlgimizi daha çok masaj salonları çekiyordu. Fakat sizin daha uzun bir vaktiniz varsa Simon Cabaret Gösteri Salonu, Phuket Adasında Fantasea Şovları, Kültürel Siam Niramit Phuket Vahası gibi farklı showlara göz gezdirebilirsiniz. Erkeklerin Thai Boxing Dövüş showlarını ya da gerçek dövüş müsabakalarını seyretmek istiyordu. Eğer böyle bir merakınız varsa bir Thai Boxing izleyebilirsiniz.

 

 

Phuket Adaları

Phuket’e gitmişken okyanus adalarını görmeden, şöyle dalış yapıp rengârenk balıklara ve mercanlara dokunmadan, bembeyaz kumsalların birinde öğle uykusuna dalmadan olmazdı. Birçok filme ve kitaba esin kaynağı olmuş bu adalar, hayatınızda en az bir kere görmeniz gereken bir güzellik sunuyor.

Biz de bir tekne kiralayıp bu adaları görmeye gidiyoruz. Tabii o teknede, o dalgaların üzerinde yolculuk yapmanın keyfini size anlatamam. Her dalgada teknenin önünün kalkması ve aynı hızda tekrar suya çarpması inanılmaz bir deneyimdi. Babam, annem, kardeşim ve ben; teknenin ön kısmında bu çılgın sürüşe dayanabilen tek gruptuk. Gerçi yolun yarısından sonra hız motorunun yarattığı o etkiye dayanamayıp biz de içeriye girmek zorunda kalmıştık.

Phi Phi adaları, Ko Phi Phi Lee, James Bond Adası, Phi Phi Lay… en ünlülerinden bazıları.

Phi Phi adalarını gezmeden Phuket’i gezmiş sayılmazsınız.

Krabi’den ve Phuket’ten sürat teknesiyle 90 dakikada gelinen adalar aslında 6 adadan oluşuyor. Bu adaların en büyüğü olan Phi Phi Don’da konaklanabiliyor.

Diğer büyük ada olan Phi Phi Leh’te ise konaklama imkânı yok.

Phi Phi Lay Adası Maya Bay Beach (büyük ağaç köklerinin olduğu, beyaz kumsallı yer)

Özellikle Phi Phi adalarından biri olan Ko Phi Phi Lay Adası’nın Maya Koyu, oldukça ünlü.

Phi Phi Lay Adasındaki Maya koyu Leonardo Di Caprio’nun ‘The Beach’ filminin çekildiği yer. Durum böyle olunca koy çok kalabalık olabiliyor. Bir süre önce kaybettiği ekolojik dengesini tekrar kazanması için Maya koyu Tayland hükûmeti tarafından kapatıldı. 2021 yılında tekrar kontrollü bir şekilde turist alacağı söyleniyor ama covidden dolayı son durum nedir, bilmiyorum.

Burada harika balıkları dalmadan bile görebilirsiniz.

 

Koh Phi Phi Don Adası (Viking Mağarası)

Phi Phi Leh Adası üzerinde olan “Viking Mağarası”na (Tham Phaya Naak)  tekneyle yaklaştığımız hâlde içerisine giremiyor, sadece anlatılanlarla yetiniyoruz. Hayal gücünüz yüksekse, teknenin önünde durup bu hikâyeleri dinlemek sizi etkileyecektir. Korsanların hazinelerini saklaması, eski Çin çizimleri ve mağaranın içerisiyle ilgili anlatılan diğer hikâyeler… İçerideki çizimleri göremediğimiz için beni çok etkilemiyor ama yine de uzaktan da olsa gittiğim için keyif alıyorum.

 

Phi Phi Don Adası’na geçip adada yaşayan Makak maymunlarını ziyaret ettik. Deniz üzerindeki ağaçlarda o kadar rahatlar ki suya düşmelerinden korktuk. Sonradan öğrendik ki gayet iyi yüzüyorlarmış. Çok yaklaşmamamızı, maymunların ne yapacağının belli olmayacağını söylediler, biz de sahile çıkmadık. Hem maymunlara daha yakın olmak hem de güvende kalabilmek için tekneyle yanlarına olabildiğince yaklaştık. Zaten gelişlerinden hangisinin sakin olduğu belli oluyor. Yavru maymunlar sanırım en masum ve güvenilir olanlar ama annelerine tabii ki dikkat etmeniz gerekiyor.

 

 

 

James Bond Adası ( Phang Nga Bay)

Asıl ismi Phang Nga Bay olan James Bond Adası, Roger Moore’un yer aldığı altın tabancalı adam filmiyle gündeme geldi. O zamandan beri James Bond Adası olarak biliniyor. Nehirlerin birleşme noktası olduğu için su masmavi değil. James Bond adasının suyunun yeşilimsi bir tonu var.

 

Thai Masajı…

Uzak Doğu yolculuğumuz sırasında kaç kere masaj yaptırdığımızı hatırlamıyorum. Zaten ülkeyi görme merakımız bütün gün bir yerden başka bir yere bizi sürüklüyordu. Gün sonunda artık o kadar yorgun düşmüş oluyorduk ki masaj artık bir güzellik ritüeli değil, bir zorunluluk hâline geliyordu.

Phuket’te inanılmaz güzel masajlar yaptırdık. Masajla ilgili daha ayrıntılı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Çünkü bir paragrafla anlatıp geçmek istemedim. Yazının Devamı için tıklayın

Phuket’te gerçekten çok güzel masaj yapan yerler var. Ama her zaman söylüyorum bir masaj salonu arayarak kendinizi yormak yerine en yorulduğunuz anda alternatiflerden birini seçmek sizi çok daha mutlu edecek. Ve kesinlikle listenin en başında olması gerekiyor, masaj yaptırmadan dönmeyin!

Yılan deneyimi….

Neden yaptım, niçin yaptım? Benim de hiçbir fikrimin olmadığı deneyimlerimden biri.   Bir anda içimden yılanları sevmek geldi. Onlara dokunmanın nasıl bir hissi olduğunu merak ettim. Önce adamın boynundayken sevdim, gerçekten garip bir his uyandırıyordu insanda. Sonra anlayamadığım bir anda adam yılanları boynuma geçirdi. Ben de tedirgin olmadan dokunmaya başladım. Sanırım bazı deneyimlerin çok düşünmeden yapılması gerekiyor. Desenize ölmeden önce bir boğa yılanıyla öpüşmek, yapılacaklar listesinden silindi.

advert-image