Aslında Singapur’u da diğer Uzak Doğu ülkelerinden biri gibi düşünüyorduk. Sanırım bizi en çok şaşırtan şey şehrin disiplini, düzeni, temizliği ve tertibi oldu. Bir anda Tayland’ın o başına buyruk havasından Singapur’un askerî disiplinine girmek ağır geldi.

Singapur Maceramız…

Çünkü yere sakız bile atmanın cezası çok yüksek. Tabii ki bir taraftan gayet iyi bir uygulama çünkü yerlerde bir tane çöp bulamazsınız. Zaten Singapur’a indiğinizde etrafın aşırı temiz olması dikkatinizi çekiyor. Ama unutup da yasakları çiğnerseniz başınıza çok iş geleceğini bilin.

 

Singapur’da casinolara girmek serbest ve biz daha önce hayatımızda hiç casino görmemişiz. “Haydi, içeri girip bir bakalım. Bir sandviç parasıyla makinelerde oynayalım, çıkalım.” dedik. Hep birlikte içeri girmeye kalktığımızda kardeşimin yaşı 18’den büyük olduğu hâlde kardeşim yaş sınırına takıldı. Buraya kadar sorun yok ama eğer problemli bir polise denk gelseydik ya da turist değil de buranın vatandaşı olsaydık kesecekleri para cezası inanılmaz olacaktı. Bir de üstüne hapis cezası vardı. Ayrıca orada sisteme işlediler. Kardeşim tekrar içeri girmeye çalışırsa yasal işlem başlatacaklarını söylediler. Yani bu olay Türkiye’de olsaydı en fazla içeri giremeyeceğini söylerler ve kapıdan almazlardı. Burada denemek bile ceza sebebi. Kardeşim kapıda beklerken biz de hızlıca içeri girdik. Sadece görmek bile o an için farklı bir deneyimdi. Sesler, kokular ve his gerçekten bambaşkaydı.

 

 

Singapur’da Yapmadan Dönmemeniz Gerekenler

“Uzak Doğu” denildiği zaman akla gelen ilk ülkelerden biri olan Singapur, özellikle son dönemde özgün destinasyonlar konusunda arayışları olan gezginler için tam anlamıyla biçilmiş bir kaftan! Bir tür “şehir devleti” olarak geçen ve sadece bu özelliğiyle bile merak konusu olan Singapur dünyanın her bölgesinden gelen ziyaretçileri, gerek göz kamaştırıcı mekânları gerekse de ilginç yeme-içme kültürü ve sıcak insanlarıyla karşılıyor.

Konum olarak Malezya’nın güney bölümünde yer alan ülkede turizm, ülke ekonomisinin başını çeken faktörler arasında. Malay, Hint ve Çin halklarının kültürel açıdan zengin bir çeşitlilik yarattığı Singapur, Asya kıtasının en zengin ülkeleri arasında gösteriliyor.

Singapur’da dikkatinizi çekebilecek ilk şey, buranın tam anlamıyla bir kurallar ülkesi olması. Orchard Rad, Marina Bay, Boat Quay gibi yerler; ülkenin en popüler ve cazip bölgeleri arasında bulunuyor. Dilerseniz kısa bir Singapur turu yapmak isteyenler için ekonomik bir gezilecek yerler listesi oluşturmakla işe başlayalım.

Singapur’da Bunları Görmeden Gelmeyin!

Turistlerin bir dakika bile sıkılmayacağı bir yoğunluğa sahip olan Singapur’da herkes için uygun bir destinasyon var! Hayvanat bahçeleri, müzeleri, botanik bahçeleri, yeraltı alışveriş merkezleri, gece safarileri, sahiller, doğal yürüyüş alanları, kültürel miras parkları ve tapınaklar buraya gelen her yaştan insanı heyecanlandırmaya yetmekte…

Singapur’da gezilecek yerler listenizi elbette kendi zevkinize göre düzenleyebilirsiniz ancak kısa zaman içinde yoğun bir tur oluşturmanız adına birbirine yakın olan yerleri sizler için derlemeye çalıştık. Singapur’a gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Merlion Heykeli
  • Sentosa Adası
  • Sky Park
  • Singapur Botanik ve Orkide Bahçesi
  • Gardens by the Bay
  • Orchard Road
  • Singapore Flyer
  • Arab Quarter
  • Little İndia
  • Singapur Hayvanat Bahçesi
  • Bugis Street Market

 

Merlion Heykeli

Singapur’un sembolü olan bir heykel. Alt kısmı balık gövdesi, üst kısmı aslan kafası olan bu heykelin ismi Merlion’dur. Heykelin yaklaşık uzunluğu 8,6 metre olup heykel yaklaşık 70 ton ağırlıktadır. Merlion heykelinin konumu hem şehir merkezini hem Singapur Flyer’ı hem de Skypark Otel’i görüp fotoğraf çekebileceğiniz bir noktada. Ayrıca Arab Street sokağından yürüyerek Marina Centre bölgesinde bulunan bir Flyer dönme dolaba, oradan da Marina Bay Sands Otel’e (gemi otel) gidebilirsiniz.

Geceleri ışık ve su gösterileri olduğu için daha kalabalık ama bence aslında gündüz çok sıcak bir zamanda gitmektense gece gidilmesini tavsiye ederim.

Ya da gemi otelde bir gece konaklayacak, gündüz buraları gezip sonrasında o sıcakta kendinizi sonsuzluk havuzuna atacaksınız. Kesinlikle bu da harika bir plan olacaktır. Gündüz güzel fotoğraflar çekip akşam da sadece gösterileri görmek için gelebilirsiniz.

 

Marina Bay Sands, Sky Park

Marina Bay Sands, dünyanın en meşhur otellerinden birisi. Otelin 57. katında hizmet veren Infinity Pool isimli havuz, ünlü mimar Moshe Safdie tarafından tasarlanmış. Otelin üst kısmında bir seyir terası (Sands Skypark Observation Deck) bulunuyor. Singapur’u en iyi izleyebileceğiniz yer burası diyebilirim. Tüm liman, Gardens by the Bay, Marina Bay hepsi ayaklarınız altında. Maalesef ki sonsuzluk havuzuna sadece otel müşterileri girebiliyor. O alana giriş yok. Aldığınız bilet ile yukarıdaki terasta bir içecek içebiliyorsunuz. Singapur’un ne kadar pahalı olduğunu düşünürsek o biletleri kaybetmemenizi öneririm. Burası bizim aklımızda kaldı, biz sadece dışarıdan bakma şansını yakaladık. Şimdi bir fırsatım olsa sanırım hem bara çıkar hem de otelde bir gece konaklayıp sonsuzluk havuzuna girerdim.

Yine de dışarıdan, iki binanın üzerinde bu kocaman gemiyi görmek bile büyüleyici… Benden söylemesi!

 

Singapur Botanik ve Orkide Bahçesi

Singapur Botanik Bahçeleri, Singapur’da yer alan 158 yıllık bir tropik bahçe. UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilen üç bahçeden biri ve tek tropik bahçey. Durum böyle olunca Singapur Botanik Parkı ve içerisindeki Ulusal Orkide Bahçeleri şehri ziyaret ettiğinizde mutlaka uğramanız gereken duraklardan biri oluyor. Burada aynı zamanda bilimsel bitki araştırmaları da yapılıyor.

Ulusal Orkide Bahçeleri 1200 farklı orkide türünü içinde barındırıyor. VIP ve Celebrity adı verilen bölümlerde dünya liderlerinin ve meşhur sanatçıların dikimini yaptığı orkideleri görebilirsiniz.

Çok keyifli vakit geçireceğinize ve bol bol fotoğraf çekeceğinize eminim. Çiçek fotoğrafları çekmeyi çok seven babam için burası bir cennetti, kendisi bol bol fotoğraf çekti.

 

Gardens by the Bay

Gardens by the Bay, Singapur’un merkez bölgesinde bulunan inanılmaz bir park. Bizdeki parklarla kıyaslandığında insana fantastik bir filmden çıkmış hissi veriyor. Avatar filmini izlediyseniz bu parkta kaybolmak size öyle hissettirecek. Ayrıca buradaki bitki ve ağaçlara gösterilen ilgi gerçekten farklı. Park, 101 hektarlık ıslah edilmiş toprak üzerine kurulmuş. Bay South Garden, Bay East Garden ve Bay Central Garden olmak üzere üç bahçeden oluşmakta.

Parkın en güzel etkinliği ise her akşam 19.45 ve 20.45 saatlerinde düzenlenen ışık ve ses gösterileri. Gösteri boyunca 18 ağaç çok güzel bir gösteriye sahne oluyor.

Bay South Garden, Gardens By The Bay’ın içinde yer alan en geniş alan. 54 hektarlık bir alanda bulunuyor. Orkide çiçeğinden esinlenen bir iç dizayna sahip.

Kendinizi başka bir boyutta hissedeceğiniz meşhur Supertrees olarak adlandırılan ağaçlar 25 ile 50 metre arasında. Tabii ki doğal değil, yapay ağaçlar ama verdiği his bambaşka. Ağaçların arasındaki yürüme yolları ile bütün bahçeyi gezmek mümkün.

 

 

 

Orchard Road

Aslında keyifli vakit geçirdiğimiz bir yerdi Orchard Road ama bize yeni bir şey katmadı. Lüks mağaza, otel, yeme-içme mekânlarının olduğu bir yer. Biz yine sokak lezzetlerine gözümüzü dikip tadımlık bir şeyler denedik. Zaten ülkenin pahalı olduğu gerçeği ile gidip lüks bir yerde yemek tercih sebebimiz olmadı. Şu anki döviz kurunu düşündüğümde Singapur’da bir turist olmak gerçekten zor olurdu diye düşünüyorum.

 

Singapore Flyer

 

Downtown Core bölgesinde yer alan Singapore Flyer; 165 metre yüksekliği, her biri 28’er yolcu alabilen 28 klimalı kapsülü ile 360 derece panoramik şehir manzarası sunan dev bir dönme dolaptır. Singapur’un manzarasını rahatlıkla buradan görebilirsiniz. Dönme dolabın bir turu yaklaşık 30 dakika sürüyor.

 

 

 

Little İndia

Burası tam bir zaman tüneli başlangıcı gibi. İnsanı neşelendiren, mutlu eden bir bölge. Singapur’un o düzenli, kuralcı yapısına başkaldırmış, aniden her şeyin rengârenk ve farklı olduğu bir yer. Tek katlı evler, rengarenk boyanmız dükkânlar, değişik kokular, hediyelikçiler… Kendinizi Hindistan’da hissettirecek Little İndia gerçek bir Hindistan gibi. Zaten Singapur tarihini okuduğunuzda neden bu kadar Hindistan kültürünün baskın olduğunu da anlarsınız.

 

Singapur Hayvanat Bahçesi

İşte en sevdiğim hayvanat bahçesi konsepti. Hayvanat bahçesini diğer hayvanat bahçelerinden ayıran en önemli özellik ise hayvanların kafes içerisinde tutulmamaları ve doğal ortamlarında gözlemlenebilmeleri.

Vahşi hayvanların olduğu bölge ayrı, daha sakin hayvanların olduğu bölge ayrı. İsterseniz haritalara bakıp yürüyebilir, isterseniz de tramvayla dolaşabilirsiniz. Nesli tükenmek üzere olan hayvanları da burada görebilirsiniz. Hayvanat Bahçesi’nde günün belirli zamanlarında fil besleme gösterisi ve su aygırı şovu gibi özel etkinlikler de düzenleniyor.

Kesinlikle yapmayı istediğim ama denk gelemediğim bir etkinlikten bahsedeceğim size. Gece Safarisi, Singapur Turizm Ofisi tarafından 12 kez “En İyi Aktivite” ödülünü almış. Hayvanları rahatsız etmemek için ay ışığına benzer bir ışık kullanılıyor. Hayvanlar için kendi doğal ortamları hazırlanmış. Himalaya Tepeleri, Asya Ormanları gibi alanlar var bu hayvanat bahçesinde. Rehber size tüm hayvanlar hakkında detaylı bilgi veriyor.

Singapur Hayvanat Bahçesi, haftanın 7 günü 08.30-18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Hayvanat bahçesine giriş için bilet gişesi 17.30’da kapanıyor. 17.30’dan sonra bilet satılmıyor.

 

  • Sentosa Adası

Sentosa Adası’na teleferikle gidiliyor. Evet, kulağa biraz garip geldiğini biliyorum. Çünkü genelde teleferikler dikey bir yere çıkmak için kullanılır. Zaten bu noktada Sentosa Adası’na giden teleferik dünyada kidiğer teleferiklerden çok daha farklı bir ortam sunuyor size. Bir limana giden teleferiği daha önce hiç görmediğimiz için bu bize çok değişik bir deneyim geliyor. Her yeri yukarıdan izleyerek Sentosa Adası’na ulaşıyoruz.

Sentosa Adası’na otobüs, tren, taksiyle hatta yürüyerek de ulaşım var.

Eğlence adası diye anılsa da eskiden birçok savaş ve hapisaneye ev sahipliği yapmış. Kara geçmişini temizlemek istercesine ismini ‘sentosa’ yapmışlar. Malayca huzur ve sükûnet anlamına geliyor. İşte ne oluyorsa ondan sonra oluyor. İçerisinde tema parkları, oyun alanları, gösteri alanlar vs. Bölge anlatmakla bitmeyecek bir eğlence adasına dönüşüyor.

Biz bir tam günümüzü burada geçirdik.

Singapur’un tarihinden gösterilere, yunuslarla vakit geçirebildiğiniz havuz gösterilerinden yine tarihlerini anlattıkları müzelere kadar birçok alanda günümüzü burada geçirdik.

Aslında her şeyi yapmak isterseniz bir gün bile size yetmeyecektir. Biz kısa ama olabildiğince farklı şeyleri görmeye çalıştık. Akşam lazer, su ve havai fişek şovu gerçekten etkileyiciydi.

Tabii daha neler neler mevcut! Dalga havuzları, zip line alanları, Madame Tussauds Singapur… En iyisi bir fırsat bulup bir günlüğüne burayı ziyaret edin.

 

Singapur Teleferiği

 

Singapur’un Faber dağından Sentosa (eğlence adası) Adası’na bağlantı sağlayan bir teleferiktir.

Yükseklik korkusu olanlar için uzun bir yol gibi gelebilir ama manzaraya dalınca zamanın nasıl geçtiğini unutuyor insan. Şehrin manzarasını bu şekilde görmek gerçekten çok keyifliydi. Biz bir seçim yaptık Singapore Flyer (dönme dolap) mı yoksa Singapore Cable Car (Singapur teleferiği) mi diye ve seçimimizi Singapur teleferiğinden yana kullandık. Böylelikle hem şehri görme fırsatımız oldu hem farklı yapıların yanından geçtik hem de Sentosa Adası’na ulaşım sağladık. Gerçekten tercih edilmesi gereken bir seçenek.

 

 

 

Singapur’da Bunları Yapmadan Gelmeyin!

Singapur’da gezip görmeniz gereken sosyal, kültürel ve tarihî mekânları listeledikten sonra dilerseniz şimdi de Singapur’a gelince yapmadan dönmemeniz gereken aktivite ve etkinliklere odaklanalım. Bu bölümde sizler içinde derlediğimiz etkinliklerin hemen hemen hepsini bedavaya gerçekleştirebilirsiniz.

Dünyanın en renkli ve coşkulu ülkelerinden biri olan Singapur, kültürel etkinlikleri ve festivalleri ile ilgi çekiyor. Bu nedenle burada bulunduğunuz kısa zamanları, mutlaka bir Singapur festivaline denk getirin. Ayrıca yılbaşı döneminde Singapur’da bulunanların da çok şanslı olacağını unutmadan ekleyelim çünkü yeni yıla ilk giren ülkeler arasında yer alan Singapur’da yılbaşı, müthiş su gösterilerine sahne olabiliyor. Ayrıca şubat ayındaki Çin Yeni Yılı, burada hayvan figürlerinin renk kattığı büyük gösterilerle devam ediyor.

Nisan ayında Kutsal Cuma etkinliği, Haziran ayındaki Vesak Günü etkinliği, 10 Ağustos’taki Singapur Milli Günü etkinlikleri ve elbette 10 Kasım Hindu Bayramı etkinlikleri ciddi düzeyde turist çekmekte. Ziyaret dönemlerinizi bu etkinliklerden birine denk getirmeniz, Singapur turunuzun çok daha unutulmaz geçmesine neden olacaktır. Öte yandan Singapur’da bulunduğunuz dönemde, Grand Prix Singapur Sezonu’nu takip edebilirsiniz. Yapabileceğiniz diğer aktiviteleri şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Aşırı sıcaklardan dolayı yeraltına yapılan serin alışveriş merkezlerini ziyaret edin ve yöreye ait ilginç hediyelik figürlerle tanışın.
  • Bölgenin pek çok bölgesinde büyük botanik bahçeleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu bahçeleri ücretsiz şekilde ziyaret edebilirsiniz. Bu alanlarda aynı zamanda yaz akşamlarında ücretsiz konserler düzenleniyor.
  • Gece turları da düzenleyen hayvanat bahçelerini ziyaret edin ve bu etkinliği safari keyfiyle pekiştirin.
  • Sentosa Adası’na gidin ve burada yine ücretsiz olarak girebileceğiniz Siloso ve Tanjong plajlarının tadını çıkarın.
  • Ülkenin adeta sembolü olan Körfez Bahçeleri’ne gidin ve buranın en meşhur ağaçları ile tanışma fırsatı yakalayın.
  • Ülkenin en eski müzesi olan Singapur Ulusal Müzesi’ni ziyaret edin.
  • Sciense Center Singapur’a gidin ve haftada bir gerçekleşen yıldızları izleme aktivitesine katılın.
  • Panorama fotoğraflar çekmek ve şehri bütünüyle görmek istiyorsanız feribotla Chek Jawa’ya gidin.
  • Ülke nüfusunun bir bölümünü Hindu kökenliler oluşturuyor. Bu insanların yoğun şekilde yaşadığı yere de “Küçük Hindistan” adı verilmiş. Yemek yemek adına buraya geldiğinizde Hindu yemek kültürünün en zengin örnekleri ve harika baharat kokuları sizleri bekliyor olacak. Kampong Glam adı verilen bölgede ise Arap ve Türk kültürüne daha yakın yeme-içme mekânlarını bulabilirsiniz. Uzak Doğu tatları içinse yönünüzü China Town tarafına çevirmeniz gerekecektir.

 

 

  • Dönüş yolu, uçağı kaçırıyorduk…

 

Uzak Doğu yolculuğundan sonra hepimiz daha neşeli, daha rahat ve keyifliydik. Artık yeni olan her şey ilgi alanımıza giriyordu. Yola çıkarken hissettiğimiz tedirginlik, dönüş yolunda yoktu. Bir taraftan gidiyor olmanın hüznü diğer taraftan evimizi ve sevdiklerimizi özlemenin verdiği dönüş mutluluğu vardı. Yaşadıklarımızı anlatmak için sabırsızlık duyuyorduk. Tüm bu karmaşık duygular içinde dış hat terminalinde en sevdiğimiz şeyi yani parfümleri deniyorduk. Diğer taraftan sürekli olarak yaşadığımız komik anları birbirimize anlatıp tekrar ve tekrar gülüyorduk.

Kardeşimin çok iyi İngilizcesi yoktu ve “Abla şu gideceğimiz uçak var ya..” diye söze başladı. “Evet, ablacım.” dedim. “İşte, o uçağın yanında kırmızı bir işaret yanıp sönüyor. Ne demek bu?” Kafamı kaldırıp uçağımızın kalkacağı sefer saatini gösteren tabelaya baktığımda kan beynime doldu. Kapılar kapandı, yazıyordu. Sıcak bir su bedenime dolmaya başlamışken herkese dönüp “Şimdi koşuyoruz, hem de en hızlı hâlimizle!” deyip kapılara doğru koşmaya başladım. Kapıdan o kadar uzaktık ki 10 dk geçmesine rağmen hâlâ kapıya varamamıştık. Elimizde çantalar, kafamızda Uzak Doğu şapkası, elimizde aldığımız hediyeler… Doludizgin koşuyorduk koridorlarda. Kapıya vardığımızda gerçekten herkes uçağa girmiş ve hostesler bantı çekmişlerdi. Başka bir uçak firması olsa bizi almayabilirlerdi ama çalışanların Türk olması ve bizi anlayışla karşılamaları sayesinde uçağa son anda bindik. Koltuklarımıza yerleştik ve birbirimize bakıp kahkahalar içinde gülmeye başladık.

İşte, son ana kadar heyecan ve macera yaşadığımız bu yolculuk uçağa yetişmemizle son buldu.