Neden ihtiyacımdan fazlasını yiyorum?

Yazar: Yasemin Soysal

Neden ihtiyacımdan fazlasını yiyorum? Genellikle psikolojik sebeplerden dolayı insanlar ihtiyaçlarından fazlasını yer. Bu bazen yoksunluk bazen de kıtlık bilincinden kaynaklanabilir. Bir tabağı doldururken, genellikle bize neyin iyi geleceğini değil, neyin iyi göründüğünü, neyin kokusunun güzel olduğunu veya daha önce neyin lezzetli olduğunu düşünürüz.

O zaman neden ihtiyacımızdan fazlasını yemek istiyoruz? Bilim, bu eğilimin birçok farklı faktöre bağlı olduğunu öne sürüyor. Bakın, bunun kalıcı ve çılgın bir diyetten veya mükemmel bir irade gücünden çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz.

Neden ihtiyacımdan fazlasını yiyorum?

Genetik Mirasımız

Birincisi, yeme alışkanlıklarımızın bir kısmı genetik mirasımızdır. Örneğin, “Taşınabilir Enerji: Genler ve Yeme Davranışı” adlı bilimsel bir makale, bazı insanların yemeye daha eğilimli olmasının nedenlerini genetik farklılıklara bağlar. Bu, bazılarımızın lezzetli yiyeceklere karşı bir zayıflığa sahip olmasının nedenidir. Ancak genetik çok daha geniş bir resmin sadece bir parçasıdır.

Geçmişimiz ve bilinçaltı

İkincisi, çevremiz ve özellikle de çocukken yaşadığımız tecrübeler, yemek yeme alışkanlıklarımızı şekillendirir. Aileler çoğunlukla iyi niyetle, çocuklarına “tabağını bitir” veya “biraz daha ye” derler. Ancak, “Ailevi Yeme Davranışları ve Çocuklarda Doygunluk Algısı” adlı bir makale, bu eylemlerin çocukların doygunluk sinyallerini tanımasını engellediğini ve bu nedenle gereğinden fazla yeme alışkanlığının temelini attığını belirtiyor.

Neden ihtiyacımdan fazlasını yiyorum? Basit bir ilistrasyon çizimi ile bir adam önünde yemekler ve iki kolunu kaldırmış yemeğe hazırlanıyor. Bir elinde çatal, bir elinde kaşık tutuyor. Sol tarafta 'Neden ihtiyacımdan fazlasını yiyorum?' yazıyor. En aşağıda ve ortada yazarın internet adresi küçük puntolarla yazılmış, www.yaseminsoysal.com

Bir araştırma makalesi olan “Bebeklerin ve Küçük Çocukların Yemek Yeme Davranışları ve Obezite Riski” (Eating Behaviour and Obesity Risk in Toddlers and Preschool Children) çocukların yeme alışkanlıklarının, genellikle ebeveynler tarafından nasıl belirlendiğini ve bu alışkanlıkların ileriki yaşlarda obezite riskini nasıl artırdığını inceler. Bu çalışma, ebeveynlerin çocuklarına “tabağını bitir” ya da “biraz daha ye” demelerinin, çocukların içsel doyma sinyallerini tanımalarını engelleyebileceğini ve bu nedenle gereğinden fazla yemeye yönlendirebileceğini belirtiyor.

Özellikle, ebeveynlerin çocuklarını zorla yemeye yönlendirmeleri veya onlara sürekli yemek teklif etmeleri, çocukların kendi bedenlerinin acıkma ve doyma sinyallerini görmezden gelmelerine neden oluyor!

Bir başka çalışma olan “Ebeveynlerin Yemekle İlgili Kontrolleri ve Çocukların Yeme Davranışları” (Parental Food-Related Control and Children’s Eating Behaviours), ebeveynlerin yemekle ilgili denetimlerinin çocukların yeme davranışları üzerinde önemli bir etkisi olduğunu belirtir. Özellikle, ebeveynlerin çocuklarını zorla yemeye yönlendirmeleri veya onlara sürekli yemek teklif etmeleri, çocukların kendi bedenlerinin acıkma ve doyma sinyallerini görmezden gelmelerine neden olabilir.

Bu çalışmalar, ebeveynlerin, çocuklarının yeme davranışlarını etkileyebileceğini ve bu etkinin uzun vadeli sonuçları olabileceğini göstermektedir. Bu etkiler, çocukların yetişkinlikte yemek yeme alışkanlıklarını ve genel sağlıklarını belirlemekte önemli bir rol oynayabilir.

Belki de daha önce hiç düşünmemiş olabilirsiniz ama bu, bizi kendi bedenlerimizin mesajlarını ihmal etmeye ve dolayısıyla ihtiyaçlarımızın ötesine geçmeye teşvik eder. Bu, iştahımızın orkestrasının ritmini bozar ve bizimle dans etmek yerine, bizi rastgele bir tango ya da vals dansına sürükler.

Öyleyse ne yapabiliriz? Kendi bedenimizin sesini daha iyi anlamaya, duymaya ve ona saygı göstermeye başlayabiliriz. Bunu başardığımızda, yemek yemek daha az bir mücadele haline gelir ve daha çok bir dostça dansa dönüşür. En önemlisi, bir tabağı doldurduğumuzda kendimize sormaya başlarız: “Gerçekten neye ihtiyacım var?” ve “Bu benim bedenime iyi mi gelecek?”

Benzer Yazılar